NASA, evrenin en büyük gizemlerinden bazılarını araştıracak yeni uzay teleskobu için geri sayıma geçti. Adını NASA'nın ilk kadın yöneticisi ve ilk baş astronomu Nancy Grace Roman'dan alan teleskobun 30 Ağustos'ta Florida'daki Kennedy Uzay Merkezi'nden fırlatılması planlanıyor. Roman Uzay Teleskobu, Hubble ve James Webb'den farklı olarak tek tek gök cisimlerine odaklanmak yerine gökyüzünün çok geniş bölgelerini aynı anda tarayacak. Bilim insanları bu sayede daha önce görülmemiş sayıda yıldız, galaksi ve ötegezegen hakkında veri toplamayı hedefliyor.
Tek karede binlerce gök cismi görülecek
Roman'ın en önemli özelliklerinden biri geniş görüş alanı olacak. Teleskobun, Hubble'a benzer bir görüntü kalitesini çok daha geniş bir alana yayması bekleniyor. Surrey Üniversitesi'nden astrofizikçi Dr. Noelia Noël, Roman'ın tek bakışta Hubble'dan en az 100 kat daha fazla gökyüzünü görebileceğini belirtiyor. Teleskobun 2,4 metrelik ana aynası da dikkat çekiyor. Ayna, başlangıçta ABD'nin istihbarat amaçlı uydularında kullanılmak üzere geliştirilmiş ve 2012 yılında Ulusal Keşif Ofisi tarafından NASA'ya bağışlanmıştı. NASA, aynanın teleskobun yeni görevine uyarlanmasıyla daha sönük cisimlerin görülebilmesini ve daha net görüntüler elde edilmesini amaçlıyor.
Bir ayda 20 milyardan fazla yıldız taranabilir
Roman'ın merkezinde 300 megapiksellik kızılötesi bir kamera bulunuyor. Geniş Alan Cihazı olarak adlandırılan bu kamera, teleskobun çok büyük miktarda veri toplamasını sağlayacak. Misyonun kıdemli bilim insanı Dr. Julie McEnery'ye göre Roman, yalnızca bir ay içerisinde Samanyolu'nda 20 milyardan fazla yıldızı keşfedebilir. Bu çalışma tamamlandığında astronomların şimdiye kadar oluşturduğu en büyük gök cismi kataloglarından birinin ortaya çıkması bekleniyor.
Ötegezegen sayısı 100 bini aşabilir
Roman'ın araştıracağı gök cisimleri yalnızca yıldızlarla sınırlı kalmayacak. Teleskobun, diğer yıldızların çevresinde dolanan çok sayıda yeni ötegezegen keşfetmesi bekleniyor. Bilim insanları şu anda 6 binden biraz fazla ötegezegen biliyor. Roman'ın görev süresince bu sayının 100 binin üzerine çıkabileceği tahmin ediliyor. Teleskobun yaklaşık bir buçuk yıl içerisinde gökyüzünün yüzde 12'sini taraması planlanıyor.
James Webb ile birlikte çalışacak
Roman Uzay Teleskobu, Hubble ve James Webb'in yerini almak için değil, onların çalışmalarını tamamlamak amacıyla tasarlandı. James Webb daha uzak ve sönük cisimleri çok daha ayrıntılı inceleyebilirken daha küçük bir görüş alanına sahip. Roman ise geniş bir bölgeyi tarayarak ilgi çekici gök cisimlerini belirleyecek. Bilim insanları, Roman'ın keşfettiği dikkat çekici bir cismi daha sonra James Webb'e yönlendirerek çok daha ayrıntılı gözlemler yapabilecek.
Evrenin yüzde 95'ini oluşturan gizem araştırılacak
Roman'ın en önemli görevlerinden biri, evrenin büyük bölümünü oluşturduğu düşünülen karanlık madde ve karanlık enerjiyi araştırmak olacak. Bilim insanlarına göre karanlık madde evrenin yaklaşık yüzde 27'sini oluşturuyor ve galaksileri bir arada tutan görünmez bir yapı gibi davranıyor. Varlığı, uzak galaksilerden gelen ışığın kütleçekimi nedeniyle bükülmesi gibi etkiler üzerinden gözlemlenebiliyor. Roman, bu etkiyi kullanarak karanlık maddenin evren boyunca nasıl dağıldığını daha ayrıntılı biçimde haritalandırmaya yardımcı olacak. Karanlık enerji ise evrenin yaklaşık yüzde 70'ini oluşturuyor. Evrenin genişlemesinin giderek hızlanmasının arkasındaki temel etkenlerden biri olduğu düşünülen karanlık enerjinin doğası ise hâlâ bilinmiyor.
Evrenin geleceğine ilişkin sorulara yanıt aranacak
Bilim insanlarının kafasındaki en önemli sorulardan biri, karanlık enerjinin zaman içerisinde değişip değişmediği. Roman'ın yapacağı hassas ölçümler, evrenin geçmişte nasıl genişlediğinin ortaya çıkarılmasına yardımcı olabilir. Bu amaçla Tip Ia süpernovalar gibi parlaklığı belirli özellikler taşıyan yıldız patlamaları da incelenecek. Araştırmacılar elde edilecek veriler sayesinde mevcut kozmoloji modellerinin ne kadar doğru olduğunu test etmeyi ve evrenin geleceğine ilişkin daha güçlü tahminler yapmayı umuyor.
Teleskop adını 'Hubble'ın Annesi'nden alıyor
Nancy Grace Roman, NASA'nın kuruluş yıllarında astronomi alanında önemli görevler üstlenen öncü isimlerden biriydi. 1925'te Tennessee'de doğan Roman, kadınların bilim dünyasında ciddi engellerle karşılaştığı bir dönemde astronomi alanında kariyer yaptı. NASA'da görev aldığı yıllarda Hubble Uzay Teleskobu'nun geliştirilmesinde önemli rol oynadı. Bu nedenle Roman, uzun yıllar "Hubble'ın Annesi" olarak anıldı. Şimdi onun adını taşıyan yeni teleskop, 30 Ağustos'taki fırlatmanın ardından evrenin bugüne kadar keşfedilmemiş bölgelerine bakacak. Bilim insanları, Roman'ın toplayacağı verilerin gezegenlerden galaksilere, karanlık maddeden evrenin geleceğine kadar pek çok temel soruya yeni yanıtlar getirmesini bekliyor.