Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından hazırlanan Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği, Resmi Gazete’de yayımlandı. Düzenlemeyle Türkiye’de uygulanacak Emisyon Ticaret Sistemi’nin (ETS) temel kuralları belirlenirken, ulusal karbon piyasasının da hukuki çerçevesi oluşturuldu. Yeni sistemin, işletmeleri sera gazı emisyonlarını azaltmaya yönlendirmesi ve düşük karbonlu üretim teknolojilerine geçişi hızlandırması amaçlanıyor. ETS’nin, Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda önemli araçlardan biri olması bekleniyor.

Küresel yatırımcıların rotası değişiyor: ABD'nin tahtı sallanıyor mu?
Küresel yatırımcıların rotası değişiyor: ABD'nin tahtı sallanıyor mu?
İçeriği Görüntüle

50 bin tonun üzerindeki tesisler sisteme girecek

Emisyon Ticaret Sistemi kapsamında yıllık 50 bin tonun üzerinde karbondioksit eşdeğeri emisyon üreten enerji yoğun tesisler yer alacak. Demir-çelik, alüminyum, çimento ve elektrik üretimi gibi sektörlerde faaliyet gösteren işletmeler, ortaya çıkardıkları emisyonları izleyerek raporlamakla yükümlü olacak. Sistemle birlikte işletmelerin emisyon miktarlarına göre mali yükümlülükleri de şekillenecek. Emisyon yoğunluğu referans değerin altında kalan ve daha verimli üretim teknolojileri kullanan işletmeler avantaj elde edebilecek. Ellerinde ihtiyaçlarından fazla tahsisat bulunan işletmeler bunları satarak gelir elde edebilecek. Emisyon yoğunluğu yüksek olan işletmeler ise ihtiyaç duydukları ilave tahsisatları piyasadan satın almak zorunda kalacak.

Karbon gelirleri yeşil dönüşüm için kullanılacak

ETS kapsamında elde edilecek gelirlerin iklim değişikliğiyle mücadele ve yeşil dönüşüm çalışmalarına aktarılması planlanıyor. Karbon fiyatlandırmasıyla enerji dönüşümüne yönelik yeni bir finansman kaynağı oluşturulması hedefleniyor. Düzenlemeyle elde edilen gelirin yüzde 10’a kadarının fosil yakıtlardan çıkış sürecinde adil geçiş politikaları için kullanılabilmesine de imkan tanınıyor. Bu kapsamda özellikle kömür havzalarında çalışanların desteklenmesine yönelik kalıcı bir finansman mekanizmasının oluşturulması öngörülüyor. ETS’nin pilot ve asıl uygulama dönemlerine ilişkin takvim ile uygulama esasları ise Karbon Piyasası Kurulu tarafından belirlenecek.

Uzmandan ETS için tasarım uyarısı

Ember Türkiye Enerji Analisti Bahadır Sercan Gümüş, Türkiye’de fosil yakıtla çalışan termik santrallerin 2024 yılında toplam emisyonların dörtte birinden fazlasını oluşturduğuna dikkat çekti. Doğru tasarlanacak bir Emisyon Ticaret Sistemi'nin, elektrik üretiminde emisyon yoğunluğunu azaltmaya yönelik teşvikler sağlayarak temiz enerji dönüşümünü hızlandırabileceğini belirten Gümüş, ETS kapsamında elde edilecek kaynakların sanayi ve enerji sektörlerinin yeşil dönüşümünde kullanılabileceğini ifade etti. Gümüş, sistemin Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması kapsamında ortaya çıkabilecek karbon maliyetlerinin Türkiye içinde değerlendirilmesine de imkan sağlayabileceğini söyledi.

Sektörler için net sıfır yol haritası hazırlanacak

ETS’nin yalnızca ürün başına düşen emisyon miktarına odaklanmasının yeterli olmayacağını belirten Gümüş, üretim miktarının artması halinde ürün başına emisyon azalsa dahi toplam emisyonların yükselebileceğine işaret etti. Bu nedenle sektör bazında net sıfır yol haritalarının hazırlanması gerektiğini belirten Gümüş, ücretsiz tahsisat oranlarının zaman içinde azalacağı öngörülebilir bir sistem oluşturulmasının da önem taşıdığını vurguladı. Böyle bir yapının, işletmelerin emisyonlarını hangi hızda azaltması gerektiğini daha net ortaya koyacağı ve yatırımcıların uzun vadeli planlama yapmasını kolaylaştıracağı değerlendiriliyor.

Elektrik sektöründe ücretsiz tahsisat tartışması

Elektrik sektöründe uygulanacak ücretsiz tahsisatların da dikkatli şekilde tasarlanması gerektiği belirtildi. Gümüş, Türkiye’nin toplam emisyonlarının dörtte birinden fazlasını oluşturan fosil yakıtlı termik santrallerin uzun süre ücretsiz tahsisatlardan yararlanmasının temiz enerji dönüşümünü yavaşlatabileceği uyarısında bulundu. Yeni sistemle birlikte karbon emisyonlarının ekonomik bir maliyet haline getirilmesi ve işletmelerin daha temiz üretim modellerine yönlendirilmesi hedeflenirken, ETS’nin uygulama sürecinde belirlenecek kurallar enerji ve sanayi sektörlerinin geleceği açısından belirleyici olacak.

Kaynak: cnn