Araştırmalar, neredeyse hiç hastalanmayan ve kronik tükenmişlik yaşamayan insanların ortak bir davranış sergilediğini ortaya koyuyor: duygularını bastırmamak.

Psikoloji ve sağlık alanında yapılan gözlemler, insanların beslenme alışkanlıkları, rutinleri ve çevreleri farklı olsa da, duygularını ifade etme biçimlerinde benzerlik gösterdiğini ortaya koyuyor. Kimileri duygularını yazarak, kimileri kendi kendine konuşarak, kimileri de bir başkası dinliyormuş gibi ifade ederek stresi yönetiyor.

Sağlık Bakanlığı uyardı: Ramazan sofrasında bunlara dikkat edin
Sağlık Bakanlığı uyardı: Ramazan sofrasında bunlara dikkat edin
İçeriği Görüntüle

Uzmanlara göre, duyguların ifade edilmesi, sinir sisteminin daha hızlı dengeye gelmesini sağlıyor. Tersine, duygular sürekli içe atıldığında beden uzun süre tetikte kalıyor ve bu durum, hem zihinsel hem de fiziksel sağlık üzerinde olumsuz etkiler yaratabiliyor.

Uzmanlar “Duygular ifade edildiğinde stres tepkisi kısalır, beden üzerindeki yük azalır. Sağlık, stresin hiç olmaması değil, içerde birikip kilitlenmemesiyle ilgilidir” diyerek uyarıda bulunuyor.

Araştırmalar ayrıca, duyguların bastırılmaması ve uygun şekilde işlenmesinin bağışıklık sistemi, kardiyovasküler sağlık ve psikolojik dayanıklılık üzerinde olumlu etkiler sağladığını ortaya koyuyor. Psikologlar, günlük yaşamda duyguları ifade etmek için yazmak, konuşmak veya güvenilir bir kişiyle paylaşmak gibi yöntemlerin faydalı olduğunu belirtiyor.

Uzmanlar, sağlıklı bir yaşam için duygusal farkındalığın ve duyguları düzenleyebilme becerisinin kritik bir rol oynadığını vurguluyor.

Kaynak: Hartshorne & Germine, Psychological Science