Demansın kesin olarak önlenmesini sağlayan bir yöntem bulunmasa da, orta yaş döneminde edinilen bazı alışkanlıkların ilerleyen yıllardaki risk üzerinde etkili olabileceği ortaya kondu. Yeni bir araştırmaya göre 45-65 yaş arasında tansiyonu kontrol altında tutmak, diyabetten korunmak ve sigara kullanmamak, demanssız yaşam süresini yaklaşık 13 yıl uzatabilir.
ABD ve Çin’den araştırmacıların yürüttüğü ve Neurology Open Access dergisinde yayımlanan çalışmada, 12 bin 409 kişinin sağlık verileri incelendi. Katılımcılar ortalama 26 yıl boyunca takip edilirken, araştırmacılar özellikle orta yaş dönemindeki damar sağlığı ile ilerleyen yaşlarda ortaya çıkan demans arasındaki ilişkiyi değerlendirdi.
Üç önemli risk faktörü belirlendi
Araştırmanın sonuçlarına göre tansiyonun normal seviyelerde tutulması, diyabetten korunulması ve sigara kullanılmaması, demanssız geçirilen yaşam süresiyle güçlü bir bağlantı gösterdi.
Bu üç faktörün kontrol altında tutulmasının, demans başlangıcını yaklaşık 12,6 yıl geciktirebileceği hesaplandı. Araştırmacılar, damar sağlığını etkileyen bu unsurların yalnızca kalp ve dolaşım sistemi üzerinde değil, beynin kan akışı üzerinde de önemli rol oynadığına dikkat çekti.
Yüksek tansiyon, diyabet ve sigara kullanımının damar yapısına zarar verebildiği, bunun da uzun vadede beyin sağlığını olumsuz etkileyebileceği belirtildi.
45-65 yaş aralığı kritik dönem olarak öne çıktı
Çalışmada özellikle orta yaş döneminin altı çizildi. Araştırmacılara göre 45-65 yaş aralığı, değiştirilebilir risk faktörlerinin kontrol altına alınması açısından önemli bir dönem olarak değerlendiriliyor.
Katılımcıların yaşı, cinsiyeti, fiziksel aktivite düzeyi ve Alzheimer hastalığıyla ilişkilendirilen APOE4 geninin varlığı da analizlere dahil edildi.
Elde edilen bulgular, demans riskinin yalnızca genetik faktörlerle açıklanamayacağını, kişinin yaşam boyunca değiştirebileceği alışkanlıkların da hastalığın ortaya çıkış sürecinde etkili olabileceğini gösterdi.
Kadın ve erkeklerde süre farklılık gösterdi
Araştırmada üç risk faktörünün tamamını taşıyan kişilerin demansla daha erken karşılaştığı ve yaşam sürelerinin daha kısa olduğu belirlendi.
Kadınların çalışma başlangıcından itibaren ortalama 18,1 yıl demanstan uzak yaşadığı görülürken, erkeklerde bu süre 16,6 yıl olarak hesaplandı.
Katılımcı grupları arasında da farklılıklar tespit edildi. Beyaz katılımcılarda demanssız yaşam süresi ortalama 19,6 yıl olurken, Siyah katılımcılarda bu süre 16 yıl olarak kaydedildi. Araştırmacılar, bu farkların sağlık hizmetlerine erişim ve toplumsal sağlık eşitsizlikleri gibi daha geniş etkenlerle bağlantılı olabileceğini belirtti.
Yaşam tarzı değişiklikleri beyin sağlığını etkileyebilir
Araştırma, sigarayı bırakmanın, tansiyonu kontrol altına almanın ve diyabetten korunmanın demans riskini kesin olarak azalttığını kanıtlamıyor. Bunun nedeni çalışmanın gözlemsel verilere dayanması olarak açıklandı.
Buna rağmen elde edilen sonuçlar, orta yaşlarda alınacak sağlık önlemlerinin ilerleyen yıllardaki beyin sağlığı açısından önemli olabileceğine işaret ediyor.
Dünya genelinde milyonlarca kişinin demansla mücadele ettiği belirtilirken, hastalığın başlangıcını birkaç yıl dahi geciktirebilecek koruyucu adımların toplum sağlığı açısından büyük önem taşıdığı vurgulanıyor.