Çöller denince akla genellikle uçsuz bucaksız ve yaşamdan yoksun alanlar gelse de gerçekte bu bölgeler, farklı seviyelerde bitki, hayvan ve insan yaşamına ev sahipliği yapıyor. Buna rağmen çölleşme süreci giderek hızlanıyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre her yıl yaklaşık 1 milyon kilometrekare sağlıklı toprak verimliliğini kaybediyor.

Çölleşme nasıl artıyor?

Uzmanlara göre çölleşme, doğal ya da insan etkisiyle bir bölgenin giderek kuruması ve bitki örtüsünü kaybetmesiyle başlıyor. Aşırı hayvan otlatılması ve yanlış arazi kullanımı bu süreci hızlandıran faktörler arasında yer alıyor. Çin’de Pekin Üniversitesi’nden Prof. Yan Li, bu süreci “otlakların zamanla çıplak toprağa ve kuma dönüşmesi” olarak tanımlıyor. Li’ye göre yüzeyin yapısındaki değişim, bölgenin ısı dengesini de etkiliyor. Kum yüzeyler güneş ışığını daha fazla yansıtarak (albedo etkisi), yağış oluşumunu azaltabiliyor ve bölgeyi daha da kurak hale getirebiliyor.

Çölleri yeşertmek mümkün mü?

Bilim insanları bu sürecin tersine çevrilip çevrilemeyeceğini uzun süredir araştırıyor. Prof. Li’nin çalışmaları, güneş panelleri ve rüzgar türbinlerinin çöl iklimini etkileyebileceğini ortaya koyuyor. Yapılan simülasyonlara göre Sahra Çölü’nün yüzde 20’sinin güneş panelleriyle kaplanması durumunda bölgedeki yağış miktarı iki katına çıkabilir. Rüzgar türbinlerinin de atmosferde türbülans oluşturarak bulut oluşumunu artırabileceği belirtiliyor. Ancak bu senaryoların şu an için yalnızca modelleme düzeyinde olduğu vurgulanıyor. Ayrıca bu ölçekte bir uygulama için milyonlarca kilometrekarelik devasa alanların kullanılması gerekiyor.

Sis hasadı ve yerel çözümler

Şili’de Atacama Çölü gibi dünyanın en kurak bölgelerinde ise farklı yöntemler deneniyor. “Sis hasadı” adı verilen sistemlerde, havadaki nem özel ağlar yardımıyla suya dönüştürülüyor. Şili’deki araştırmalara göre bu yöntemle günde metrekare başına 2 ila 7 litre arasında su elde edilebiliyor. Ancak uzmanlar, bu yöntemin çölleri tamamen yeşil alanlara dönüştürmek için yeterli olmadığını belirtiyor.

Deniz suyundan tatlı su üretimi

Bir diğer yöntem ise deniz suyunun tuzdan arındırılması. Güneş enerjisiyle çalışan sistemler üzerine çalışmalar yapılmasına rağmen, bu yöntemlerin yüksek enerji ihtiyacı ve tuz atıkları nedeniyle çevresel zorluklar barındırdığı ifade ediliyor.

“Çöller tamamen yok edilmemeli”

Bilim insanları çölleri tamamen yeşillendirmenin her zaman doğru bir hedef olmadığı görüşünde birleşiyor. Çöllerin doğal ekosistemler olduğunu vurgulayan uzmanlar, bu alanların korunması gerektiğini belirtiyor. Bazı araştırmacılar ise çölleri dönüştürmek yerine, mevcut yaşamı destekleyen sürdürülebilir çözümler geliştirilmesi gerektiğini savunuyor. Uzmanlara göre aşırı su tüketimi ve büyük ölçekli müdahaleler, uzun vadede çevreye ve yerel topluluklara zarar verebilir. Sonuç olarak bilim dünyası, çölleri tamamen yeşil alanlara dönüştürmenin teknik olarak kısmen mümkün olduğunu kabul ederken, bunun ekolojik ve ekonomik açıdan ne kadar doğru olduğu sorusunun hâlâ tartışmalı olduğunu vurguluyor.

Hayvanların ne söylediğini anlamaya yaklaştık mı?
Hayvanların ne söylediğini anlamaya yaklaştık mı?
İçeriği Görüntüle

Kaynak: BBC