CHP İzmir Milletvekili Av. Sevda Erdan Kılıç, çocuk yaşta gebelikler, çocuk evlilikleri ve istismar vakalarına ilişkin yaptığı açıklamada çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. 26 Ocak’ta TBMM’ye sunduğu üç ayrı yazılı soru önergesini hatırlatan Kılıç, Şanlıurfa Barosu’nun yayımladığı son verilerin tablonun ciddiyetini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.
“Yalnızca bireysel trajedi değil”
18 yaş altındaki gebelik, doğum ve evlilik süreçlerinin münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Kılıç, şu ifadeleri kullandı:
“18 yaşından küçük çocukların gebelik, doğum ve evlilik süreçleri yalnızca bireysel trajediler değil; açık bir çocuk istismarı, ağır bir hak ihlali ve devletin koruma yükümlülüğünün ihlalidir.”
Şanlıurfa Barosu iş birliğiyle hazırlanan Çocuk Hakları İhlalleri İzleme Raporu’na atıf yapan Kılıç, son iki yılda 1008 çocuğun cinsel istismar mağduru olarak adli kayıtlara geçtiğini hatırlattı. Dört dosyadan birinin takipsizlikle sonuçlanmasının ise cezasızlık sorununu gözler önüne serdiğini belirtti.
“Gerçek sayılar kayıtlardan fazla”
Kılıç, resmi verilerin gerçeğin tamamını yansıtmadığını ifade ederek şu unsurlara dikkat çekti:
-
Para teklifleri
-
Güç ilişkileri
-
Aşiret baskısı
-
Yoksulluk
-
Korku ve tehdit
Bu nedenlerle birçok vakanın adli kayıtlara hiç yansımadığını belirten Kılıç, istismarın en yoğun görüldüğü yaş aralığının 10–16 olmasının acil önlem gerektirdiğini vurguladı.
Üç Bakanlığa soru önergesi
26 Ocak’ta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumlara soru önergeleri sunduğunu belirten Kılıç, şu başlıklarda bilgi talep ettiğini açıkladı:
-
Çocuk yaşta gebelik ve doğumların boyutu
-
Çocuk evliliklerinin yaygınlığı
-
Sosyal hizmet ve sağlık mekanizmalarının işleyişi
-
Adli süreçlerin etkinliği
Kılıç ayrıca, gebelik ve doğum yaşayan çocuklardan kaçı için sosyal hizmet bildirimi yapıldığını, kaç dosyada koruyucu-önleyici tedbir alındığını ve kaç kamu görevlisi hakkında işlem başlatıldığını da Meclis gündemine taşıdı.
Epstein dosyasına atıf
Açıklamasında uluslararası örneklere de değinen Kılıç, Jeffrey Epstein dosyasını hatırlatarak şu değerlendirmeyi yaptı:
“Çocuk istismarı yalnızca bireysel faillerle değil, kurumsal ihmallerle ve cezasızlıkla büyüyen bir suçtur.”
İstismarın görmezden gelinmesi ya da örtbas edilmesinin benzer suç ağlarının oluşmasına zemin hazırlayabileceği uyarısında bulundu.
“Tarihsel sorumluluk”
Çocukların korunmasının yalnızca adli makamların değil tüm kamu otoritelerinin sorumluluğunda olduğunu belirten Kılıç, 2026 bütçesinde çocuk yaşta gebelik ve evliliklerin önlenmesine yönelik özel bir bütçe kalemi bulunup bulunmadığını da sorduğunu ifade etti.
Kılıç açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Çocukların söz konusu olduğu yerde susmak tarafsızlık değildir. Cezasızlık, istismarın en büyük ortağıdır. Hiçbir çocuk; yoksulluğun, korkunun ve suskunluğun bedelini ödemek zorunda değil.”





