Türkiye ile ABD arasında CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasına yönelik beklentiler gündemdeki yerini korurken, olası kararın ekonomi ve savunma sanayisine etkileri de tartışılıyor. Ekonomist Muhammet Bayram, yaptırımların kaldırılmasıyla birlikte savunma sanayisindeki finansman ve ihracat kısıtlamalarının hafifleyeceğini, bunun da Türkiye'nin küresel pazardaki konumunu güçlendireceğini ifade etti.
Savunma sanayiinde yeni dönem
Bayram, günümüzde ülkelerin gücünün yalnızca sahip oldukları silahlarla değil, bu sistemleri geliştiren teknoloji, mühendislik altyapısı ve finansal kapasiteyle ölçüldüğünü belirtti. CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasıyla birlikte Türk savunma sanayii şirketlerinin üzerindeki finansal baskının azalacağını söyleyen Bayram, sektörün uluslararası rekabet gücünün önemli ölçüde artacağını dile getirdi. NATO Zirvesi kapsamında sergilenen yerli savunma sistemlerinin Türkiye'nin ulaştığı teknolojik seviyeyi ortaya koyduğunu belirten Bayram, ANKA, İHA, SİHA, KAAN savaş uçağı, yerli mühimmatlar ve milli deniz platformlarının uluslararası alanda büyük ilgi gördüğünü ifade etti.
Yabancı yatırımın önü açılabilir
CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasının yalnızca savunma sektörünü değil, uluslararası yatırımcıların Türkiye'ye bakışını da olumlu etkileyebileceğini belirten Bayram, güven ortamının güçlenmesiyle birlikte yeni yatırımların hız kazanabileceğini söyledi. Türkiye'nin son yıllarda gerçekleştirdiği altyapı yatırımlarının da bu süreçte önemli avantaj sağlayacağını ifade eden Bayram, ülkenin NATO içerisindeki stratejik konumunun ekonomik açıdan da değer oluşturduğunu kaydetti.
Savunma ihracatında büyük pazar beklentisi
Bayram'a göre yaptırımların kaldırılmasıyla Türk savunma sanayisi şirketleri küresel pazarlarda daha rahat faaliyet gösterebilecek. Avrupa ülkelerinin savunma alanındaki ihtiyaçlarının arttığına dikkat çeken Bayram, özellikle uzun menzilli füze sistemleri ve savunma teknolojilerinde Türkiye'nin önemli bir tedarikçi konumuna gelebileceğini belirtti. Savunma harcamalarının küresel ölçekte artmasının Türkiye açısından önemli fırsatlar doğurduğunu ifade eden Bayram, sektörün önünde yaklaşık 200 milyar dolarlık yeni bir pazar oluşabileceğini değerlendirdi.
Türk savunma ürünlerine küresel talep
Türk savunma ürünlerinin uluslararası pazarda tercih edilmesinin en önemli nedenlerinden birinin sahada kendini kanıtlamış olması olduğunu söyleyen Bayram, Rusya-Ukrayna Savaşı, Pakistan-Hindistan gerilimi ve Suriye'deki operasyonlarda kullanılan sistemlerin performansının küresel talebi artırdığını ifade etti. Bayram, ASELSAN başta olmak üzere Türk savunma sanayisi şirketlerinin yeni uluslararası anlaşmalara imza atmasının beklendiğini belirterek, geçmişte çeşitli ülkeler tarafından uygulanan teknoloji kısıtlamalarının yerli üretim kapasitesini artırdığını ve Türkiye'nin bugün birçok kritik sistemi kendi imkânlarıyla geliştirebilen ülkeler arasına girdiğini söyledi.




