Suriye iç savaşı sırasında güvenlik güçlerinin tutuklu ebeveynlerinden aldığı çocukların SOS Çocuk Köyleri ve diğer çocuk bakım kuruluşlarına yerleştirildiği, bazı çocukların kimlikleri ile bulundukları yerlerin gizlenmesinin istendiği bildirildi. BBC Eye’ın Lighthouse Reports ve diğer medya kuruluşlarıyla birlikte yürüttüğü “Suriye’nin Çalınan Çocukları” başlıklı araştırma, Eylül 2025’te yayımlandı ve çocukların Esad yönetimi tarafından ailelere baskı yapmak ve esir takası görüşmelerinde koz olarak kullanılmak üzere alındığını ortaya koydu. Uluslararası SOS Çocuk Köyleri Federasyonu, Esad yönetiminin 2024’te devrilmesinin ardından, Suriye güvenlik güçlerinin 140’tan fazla çocuğu kendi yönetimi altındaki çocuk bakım merkezlerine götürdüğünü kabul etti. Kuruluşun sorumluluğun belirlenmesi amacıyla hazırlattığı raporu kamuoyuyla paylaşmama kararı ve mağdur ailelere yönelik destek sürecinin henüz sonuçlanmaması ise tartışmaları derinleştirdi.

Çocuklar ailelerinden nasıl ayrıldı?

Araştırmada, Suriye güvenlik güçlerinin tutuklu ebeveynlerinden aldığı çocukları SOS Çocuk Köyleri ve diğer yetimhanelere yerleştirdiği, bazı durumlarda çocukların kimliklerinin ve nerede bulunduklarının gizli tutulmasının istendiği aktarıldı. Bu vakalardan biri, 2015’te anneleri Omama’dan alınarak SOS’a getirilen Layla ve Layan Ghbeis kardeşler oldu. O sırada sekiz ve dört yaşlarında olan kardeşler, üç yıl sonra bir esir takası kapsamında aileleriyle yeniden bir araya geldi. Ancak küçük kardeş Layan, annesiyle ilk karşılaşmasında onu tanımadı. Aile daha sonra Birleşmiş Milletler aracılığıyla mülteci olarak ABD’ye yerleşti. Omama, yaşadıkları sürecin aile üyelerinin tamamını derinden etkilediğini belirterek, aradan geçen zamana rağmen yaşananları düşünmeye devam ettiklerini söyledi.

Telefonun ekranında Layla ve Layan Ghbeis'in bir fotoğrafı gösteriliyor. Pembe ve kırmızı tişörtler giymişler ve o zamanlar sırasıyla sekiz ve dört yaşlarındaydılar.

SOS’un hazırlattığı rapor neden yayımlanmadı?

SOS Çocuk Köyleri Federasyonu, çocukların ailelerinden ayrılması sürecindeki sorumlulukları belirlemek amacıyla Norveç merkezli hukuk firması Wiersholm’a bağımsız bir inceleme yaptırdı. Aralık 2025’te teslim edilen raporun isimsizleştirilmiş bir versiyonunun kamuoyuyla paylaşılabileceği daha önce BBC’ye bildirilmişti. Ancak BBC’nin gördüğü mayıs tarihli bir e-postaya göre federasyonun yönetim kurulu başkanı Domenico Parisi, soruşturmayla ilgili sorunlar nedeniyle raporun kurum içinde paylaşılmayacağını veya kamuoyuna açıklanmayacağını personele bildirdi. BBC ve diğer medya kuruluşlarının ulaştığı bir toplantı kaydında Parisi’nin, bazı çalışanları kuruluşu kötü göstermek amacıyla raporu manipüle etmeye çalışmakla suçladığı aktarıldı. BBC’nin gördüğü rapor taslağında, SOS’un güvenlik güçleri tarafından getirilen çocukları kabul etmeye zorlanmadığı ve Suriye’deki ilgili tesisler üzerindeki nihai sorumluluğun kuruluşun Viyana’daki uluslararası ofisine ait olduğu yönünde değerlendirmeler yer aldı. SOS sözcüsü ise yönetim kurulunun rapor hakkında bağımsız hukuki danışmanlık aldığını ve incelemenin sürdüğünü açıkladı. Kuruluş, geçmişte alınan kararlar konusunda kurumsal sorumluluk üstlenmeye kararlı olduğunu da bildirdi.

2 milyon varil petrol taşıyordu: Deniz mayınına çarpan ikinci süper petrol tankeri patladı
2 milyon varil petrol taşıyordu: Deniz mayınına çarpan ikinci süper petrol tankeri patladı
İçeriği Görüntüle

Mağdur aileler için tazminat ödemeleri yapılmadı

BBC’nin ulaştığı belgeler, mağdur ailelere gönüllü tazminat ödenmesi yönünde bir plan hazırlandığını ortaya koydu. Ancak belgelerde belirtilen fon kapsamında bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığı aktarıldı. SOS sözcüsü, etkilenen kişilere destek sunma isteğinin bulunduğunu, ancak bunun ilgili taraflarla koordinasyon gerektiren hukuki ve pratik koşullara bağlı olduğunu belirtti. Aileler ise kuruluşla iletişim kuramadıklarını ve destek beklediklerini ifade etti. Omama, SOS’un kendilerinden özür dilemesini ve yaşadıkları zararı telafi edecek bir destek sunmasını umduğunu söyledi. Ailenin açıklamasına göre bugüne kadar kuruluş tarafından kendileriyle iletişim kurulmadı ve herhangi bir ödeme yapılmadı.

Bazı ulusal dernekler federasyondan ayrılıyor

Raporun yayımlanmaması ve tazminat sürecinin ilerlememesi, SOS Çocuk Köyleri Federasyonu içinde de anlaşmazlıklara yol açtı. İngiltere, Norveç, İsviçre, İsveç, Fransa ve Hollanda’daki bazı ulusal derneklerin federasyondan ayrılarak bağımsız hayır kurumları olarak faaliyet gösterme kararı aldığı bildirildi. Almanya’daki derneğin yöneticileri de federasyondan ayrılma yönünde oy kullandı. Ancak derneğin denetleme kurulu bu kararı geçersiz saydı ve Şubat ayında üç yöneticiyi görevden aldı. SOS International, yöneticilerin ciddi görev ihlalleri nedeniyle görevden çıkarıldığını açıklarken, söz konusu yöneticiler iddiaları reddederek Almanya’da dava açtı. Soruşturma raporunun yayımlanmaması, kurumsal sorumluluğun kapsamı ve mağdur ailelere destek sağlanmasına ilişkin belirsizlikler devam ediyor. SOS yönetimi incelemenin sürdüğünü belirtirken, Suriyeli aileler kuruluşun kendileriyle iletişime geçmesini ve destek taahhüdünün yerine getirilmesini bekliyor.

Kaynak: BBC