Kilo verme sürecinde sık yaşanan kontrolsüz atıştırmaların nedeni çoğu zaman irade eksikliği değil, gün boyunca uygulanan aşırı besin kısıtlaması. Beslenme uzmanı Luke Hanna, bu yaklaşımın uzun vadede ters etki yarattığını vurguluyor.

Hanna’ya göre birçok kişi kilo vermek amacıyla kahvaltıyı atlıyor, öğle öğününü oldukça küçük porsiyonlarla geçiştiriyor ve bu durumu “disiplinli beslenme” olarak yorumluyor. Ancak gün içinde yeterli enerji ve besin ögesi alınmadığında, vücut bunu telafi etmeye çalışıyor. Sonuç ise genellikle günün ilerleyen saatlerinde yoğun tatlı veya yüksek kalorili gıdalara yönelme oluyor.

Kalori açığı ve sürdürülebilirlik

Uzmanın altını çizdiği temel nokta kalori açığı. Ancak bu açığın sürdürülebilir olması şart.

Bunun yolu özellikle günün erken saatlerinde:

  • Yeterli protein alımı

  • Liften zengin besinlere yer verilmesi

  • Tok tutan, dengeli öğünler tüketilmesi

Bu yaklaşım, gün boyu açlık hissini ve ani yeme ataklarını önemli ölçüde azaltıyor.

İnfluenza D belirti göstermeden insanlara bulaşabilir mi?
İnfluenza D belirti göstermeden insanlara bulaşabilir mi?
İçeriği Görüntüle

Aşırı kısıtlama döngüsünden kaçınmak

Hanna, sık görülen bu döngüyü şöyle özetliyor:

“Gün boyunca vücudu yetersiz besleyip, akşam saatlerinde sadece iradeye güvenmek gerçekçi değildir. Çoğu kontrolsüz atıştırma, aşırı kısıtlamanın doğrudan sonucudur.”

Kaynak: Haber Merkezi