ABD merkezli bir çalışma, 10 milyondan fazla bireyi kapsayan devasa veri setiyle şimdiye kadar yapılmış en kapsamlı analizlerden biri olarak öne çıkıyor. ABD merkezli Merative MarketScan sağlık veri tabanı kullanılarak yürütülen ve medRxiv platformunda yayımlanan (henüz hakem onayından geçmemiş) araştırma, doğum sırasının sağlık üzerindeki etkilerini inceliyor.
İlk çocuklarda öne çıkan sağlık riskleri
Araştırmaya göre ilk doğan çocuklarda özellikle nörogelişimsel ve bağışıklık sistemiyle ilgili bazı hastalıkların daha sık görüldüğü tespit edildi.
Öne çıkan bulgular şöyle sıralandı:
- Otizm riskinin ilk çocuklarda daha yüksek olması
- Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) oranlarının daha fazla görülmesi
- Alerjik hastalıkların daha yaygın olması
Araştırmacılar bu durumu “hijyen hipotezi” ile açıklıyor. Buna göre ilk çocuklar, evde kendilerinden önce mikrop taşıyan bir kardeş olmadığı için daha steril bir ortamda büyüyor ve bu durum bağışıklık sisteminin yeterince “eğitilememesine” yol açabiliyor.
İkinci çocuklarda öne çıkan riskler
Çalışma, ikinci çocukların da bazı sağlık alanlarında daha yüksek risk taşıyabildiğini ortaya koyuyor. Buna göre:
- Madde kullanımına yönelik risklerin daha yüksek olması
- Mide-bağırsak hastalıklarının daha sık görülmesi
- Migren ve bazı enfeksiyonların daha yaygın olması
Araştırmacılar bu farklılığı daha çok sosyal ve davranışsal etkilere bağlıyor. İkinci çocukların büyük kardeşlerini model alma eğilimi ve daha fazla “risk alan” davranışlar geliştirmesi bu durumu açıklayabilir.
150 hastalıkta anlamlı fark tespit edildi
Araştırmada toplam 569 hastalık incelendi. Bunların 418’i için yeterli veri bulunurken, 150 hastalıkta doğum sırasına bağlı istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı.
Önemli bir bulgu ise farkların tek yönlü olmamasıydı. Yani:
- İlk çocuklar her zaman daha riskli değil
- İkinci çocuklar da her zaman daha sağlıklı değil
Bazı hastalıklarda ilk çocuklar öne çıkarken, bazılarında ikinci çocuklar daha yüksek risk taşıyabiliyor.
Aynı aile içi karşılaştırma ve genel değerlendirme
Araştırmanın güçlü yönlerinden biri, yalnızca farklı aileleri değil aynı aile içindeki kardeşleri de karşılaştırması oldu. Böylece genetik ve sosyoekonomik faktörlerin etkisi azaltılmaya çalışıldı.
Sonuçlar farklı yöntemlerle de büyük ölçüde örtüştü. Bu da doğum sırasının etkisinin tamamen tesadüf ya da veri hatası olmayabileceğini gösteriyor.
Ayrıca kardeşler arasındaki yaş farkı da önemli bir etken olarak öne çıkıyor. Yaş farkı azaldıkça bazı etkiler daha belirginleşirken, fark arttıkça bu etkinin zayıfladığı görülüyor.
Uzmanlara göre bu bulgular, doğum sırasının sağlık üzerinde “küçük ama yaygın” etkileri olabileceğini gösteriyor. Ancak genetik, çevresel ve yaşam tarzı faktörleri hâlâ belirleyici rolünü sürdürüyor.





