SAĞLIK

Anneler dikkat: Uzmanı açıkladı, okul kantinlerinde satılan bazı ürünler obezite açısından riskli

Obezite Cerrahisi Vakfı Başkanı Prof. Dr. Oktay Banlı, "Okul kantinlerinde satılan bazı ürünler obezite açısından risk oluşturuyor. Özellikle son dönemde yaygınlaşan ve yüksek şeker içeren içecekler çocuklar için ciddi bir tehdit. Şeker oranı yüksek olan bu ürünlerin masum bir içecek gibi sunulması yanlış" dedi.

Abone Ol

Obezite Cerrahisi Vakfı Başkanı ve Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Oktay Banlı, obezitenin yalnızca kilo fazlalığı veya estetik bir sorun olmadığını, çok sayıda yandaş hastalık ve ciddi psikososyal sorunları beraberinde getiren büyük bir halk sağlığı problemi olduğunu belirtti. Türkiye’de obezite oranlarının alarm verici düzeyde olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Banlı, “Şu anda erişkin nüfusumuzun ortalama 3’te 1’inde ciddi obezite problemi var. Genç nüfusun da yaklaşık yüzde 10-12’sinde ciddi obezite sorunu görülüyor. Obezite sadece kilo fazlalığı, yağlanma ya da estetik bir problem değil; diyabet bunların başında geliyor. Toplumumuzda erişkin nüfusun yüzde 14-15’i şeker hastası. Obeziteye bağlı olarak gelişen şeker hastalığı, tansiyon, uyku apnesi, diz ve bel ağrıları çok ciddi sağlık problemleri oluşturuyor” dedi.

Psikososyal etkiler ve obezite artışı

Prof. Dr. Banlı, obezitenin psikososyal boyutuna da dikkat çekerek, “Herkesin kiloyla ilgili algısı ve yaşadığı sorunlar farklı. İş yerinde terfi edemediğini, işe giremediğini ya da sosyal hayat içinde kilosu nedeniyle sorun yaşadığını düşünen milyonlarca insan var. Obezite sadece bir kilo problemi değil, ciddi bir sağlık ve psikososyal sorun olarak karşımızda duruyor. Ülkemiz, Avrupa’da obezite artış hızında birinci sırada yer alıyor. Bu da önümüzdeki 10-15 yıl içinde toplumun neredeyse yarısının obez olabileceğini gösteriyor” açıklamasında bulundu.

Çocukluk çağında obezite ve kantin riskleri

Prof. Dr. Banlı, çocukluk çağındaki obezitenin de ciddi boyutlara ulaştığını belirterek, “Ortaokul ve lise çağındaki çocuklarda yaklaşık yüzde 10 oranında ciddi obezite problemleri görülüyor. Bu çocuklar diyabet ya da tansiyon gibi sorunları henüz çok yaşamıyor olabilirler ancak akran zorbalığı, baskı ve sosyal hayattan izolasyon gibi ciddi psikiyatrik sorunlarla karşı karşıya kalıyorlar. Yüksek kalorili gıdalara kolay ulaşılabilen ve hareketin az olduğu bir yaşam tarzı obeziteyi tetikliyor. Okul kantinlerinde satılan bazı ürünler de obezite açısından risk oluşturuyor. Özellikle son dönemde yaygınlaşan ve yüksek şeker içeren içecekler çocuklar için ciddi bir tehdit. Şeker oranı yüksek olan bu ürünlerin masum bir içecek gibi sunulması yanlış. Bu konuda okul kantinlerinde bazı önlemler alındı ve hangi ürünlerin satılabileceği net şekilde tanımlanıyor. Denetim ve farkındalığın artırılması büyük önem taşıyor” dedi.

Obezite cerrahisi ve zayıflama iğneleri

Prof. Dr. Banlı, son yıllarda obezite cerrahisine başvuruların arttığını ifade ederek, “Geçen yıl yaklaşık 100 bin civarında obezite ameliyatı yapıldığını tahmin ediyoruz. Bu ameliyatlar sadece Türk hastalara değil, yurt dışından gelen pek çok hastaya da uygulanıyor. Türkiye bu alanda çok deneyimli merkezlere ve cerrahlara sahip. Kitle indeksi 40’ın üzerinde olan hastalara doğrudan ameliyat öneriliyor. 35’in üzerinde olup yandaş hastalığı bulunanlara da cerrahi tedavi öneriliyor. Her başvuran hasta ameliyat olmuyor, Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği protokollere göre hasta seçiliyor” dedi.

Zayıflama iğneleri hakkında da uyarıda bulunan Prof. Dr. Banlı, “Aslında diyabet regülasyonu için onay almış ilaçlar. Kontrolsüz kullanım söz konusu. Mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalı, yan etki görüldüğünde ilaç kesilmeli. Bu iğnelerin uzun dönem sonuçları bilinmiyor. Kalıcı, ömür boyu kilo kaybı sağladığına dair bilimsel bir veri yok. İlaç bırakıldığında, yaşam tarzı değişmediyse verilen kiloların geri alınması oldukça olasıdır” diye konuştu.