Türkiye’de 15 yaş altı bireylerin sosyal medya kullanımına yönelik düzenlemeler gündemdeki yerini korurken, uzmanlar bu yaş grubunun dijital dünyadaki risklerine karşı uyarılarda bulunuyor. Yakında Meclis’e gelmesi beklenen düzenleme; sosyal ağ sağlayıcılarına, 15 yaşından küçük çocuklara hesap açmama, hizmet sunmama ve zararlı içeriklere karşı etkin filtreleme sistemleri kurma yükümlülüğü getiriyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İstinye Üniversitesi Medical Park Gaziosmanpaşa’dan Uzman Klinik Psikolog Ayşe Sena Sarıdoğan Öztürk, doğru rehberlik ve denetimle desteklenen kısıtlamaların çocuklar açısından olumlu sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Sosyal medya beyin gelişimini etkiliyor
15 yaş altındaki çocuklarda beyin gelişiminin halen devam ettiğini vurgulayan Öztürk, sosyal medyanın özellikle dopamin sistemi üzerinde güçlü bir etkisi olduğunu belirtti.
Öztürk,
“Dopamin sistemi; motivasyon, ödül, öğrenme ve hazla ilişkili sinir ağlarını kapsar. Sosyal medyanın bu sistemi yoğun biçimde uyarması, erken yaşlarda dikkat dağınıklığı ve bağımlılık riskini artırabilir”
dedi.
İdealize edilen hayatlar kaygıyı artırabiliyor
Sosyal medyada sıkça karşılaşılan kusursuz ve idealize edilmiş yaşamların çocuklar üzerinde psikolojik baskı oluşturabildiğine dikkat çeken Öztürk, bu durumun kaygı bozuklukları ve özgüven sorunlarını tetikleyebileceğini ifade etti.
Öztürk,
“Bu içerikler çocuklarda kaygı, özgüven eksikliği, depresif duygu durum ve hayattan keyif alamama gibi sorunlara yol açabiliyor. Kullanımın sınırlandırılması bu risklerin azalmasına katkı sağlayabilir”
diye konuştu.
Siber zorbalık açısından en hassas dönem
10–14 yaş aralığının kimlik gelişimi açısından kritik bir dönem olduğuna işaret eden Öztürk, bu yaş grubunun siber zorbalığa karşı daha savunmasız olduğunu söyledi.
“Bu dönemde çocuklar ‘Ben kimim?’ sorusuna yanıt arar ve akran onayına daha fazla ihtiyaç duyar. Sosyal medyada anonim kullanım empatiyi zayıflatırken sorumluluk algısını da azaltabiliyor”
diyen Öztürk, bunun hem zorbalığa maruz kalma hem de zorbalığa katılma riskini artırdığını vurguladı.
Rehberlik ve denetim sürecin anahtarı
Getirilecek düzenlemelerin etkili olabilmesi için uygulama sürecinin de büyük önem taşıdığını belirten Öztürk, ebeveynlerin sürece aktif şekilde dahil olması gerektiğini söyledi.
“Yaşa uygun sınırlar, ebeveyn rehberliği ve denetim mekanizmalarıyla desteklenen düzenlemeler çocukların ruhsal gelişimi açısından koruyucu bir rol oynar. Yasakların neden gerekli olduğunun çocuklara doğru anlatılması, tepkilerin azalmasına yardımcı olacaktır”
ifadelerini kullandı.




