Prof. Dr. Özkaya, bu sezonun önceki yıllardan farklı seyrettiğini belirterek, hastalarda şiddetli kas ve eklem ağrılarının ön plana çıktığını vurguladı. Yüksek ateş, halsizlik, boğaz ağrısı, öksürük ve burun akıntısı gibi klasik belirtilerin yanı sıra, yaygın vücut ağrılarının da sık görüldüğünü ifade eden Özkaya, birçok hastanın bu belirtileri birbirine karıştırabildiğini söyledi.
Uzmanlar, bazı belirtilerin hafife alınmaması gerektiği konusunda da uyarıyor. Ateşin üç günden uzun sürmesi, nefes darlığı, göğüs ağrısı, bilinç bulanıklığı yaşanması ya da şikâyetlerin 10 günü aşması halinde mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiği belirtiliyor. Bu tür belirtilerin, enfeksiyonun ağır seyrettiğine veya zatürre gibi ciddi komplikasyonlara işaret edebileceği ifade ediliyor.
Grip aşısının bu süreçte önemli bir koruyucu rol oynadığını hatırlatan uzmanlar, aşının hastalığı tamamen engellemese bile ağır geçirme ve hastaneye yatış riskini belirgin şekilde azalttığını vurguluyor. Özellikle risk grubunda yer alan kişilerin aşılarını ihmal etmemesi gerektiği belirtiliyor.
Öte yandan, antibiyotik kullanımına ilişkin de önemli bir uyarı yapılıyor. Prof. Dr. Özkaya, bu enfeksiyonların büyük bölümünün virüs kaynaklı olduğuna dikkat çekerek, antibiyotiklerin bu tür hastalıklarda etkili olmadığını, gereksiz kullanımın ise antibiyotik direnci başta olmak üzere ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını ifade etti. Uzmanlar, ilaç kullanımının mutlaka doktor önerisiyle yapılması gerektiğinin altını çiziyor.
Sağlık uzmanları, kalabalık ve kapalı ortamlardan mümkün olduğunca uzak durulması, el hijyenine dikkat edilmesi, hasta kişilerle temastan kaçınılması ve belirtiler ortaya çıktığında istirahat edilmesinin hem bireysel hem de toplumsal sağlık açısından büyük önem taşıdığını belirtiyor.





