Kabızlık ve şişkinlikten korunmanın ilk kuralının lifli besin tüketimini maksimuma çıkarmak olduğunu belirten Prof. Dr. Tanoğlu, iftar sofralarında bol yeşillikli salataya yer verilmesini önerdi.
Ana yemeklerde haftada en az iki-üç gün kuru baklagiller ya da zeytinyağlı sebze yemeklerinin tercih edilmesinin bağırsak hareketlerini desteklediğini ifade eden Tanoğlu, beyaz ekmek ve pide yerine tam tahıllı veya tam buğday unlu ürünlerin tüketilmesinin sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkı sağladığını kaydetti.
“İftarda mideye ani yük bindirmeyin”
Uzun süren açlığın ardından birden fazla ve ağır yemeğin kısa sürede tüketilmesinin hazımsızlık, şişkinlik ve yanmaya yol açabileceğini belirten Tanoğlu, orucun su ve hurma ile açılmasını, ardından az yağlı bir çorba içilmesini ve ana yemeğe geçmeden önce 5-10 dakika ara verilmesini tavsiye etti.
Ana yemeklerde kızartma ve kavurma yerine haşlama, ızgara ya da fırında pişirilmiş yemeklerin tercih edilmesi gerektiğini dile getiren Tanoğlu, lokmaların küçük alınarak iyi çiğnenmesinin de sindirimi kolaylaştıracağını söyledi.
Sahurda yağlı ve tuzlu gıdalara dikkat
Sahurun Ramazan ayının en stratejik öğünü olduğunu ifade eden Tanoğlu, yumurta, peynir ve tam tahıllı ekmek gibi protein ve lif ağırlıklı besinlerin tercih edilmesi gerektiğini belirtti.
Gece tüketilen yağlı ve tuzlu gıdaların hem susuzluğa hem de mide problemlerine yol açabileceğini kaydeden Tanoğlu, pastırma ve sucuk gibi işlenmiş ürünlerin reflü ataklarını tetikleyebileceği uyarısında bulundu.
Şerbetli tatlılar gastrite yol açabilir
Ağır ve şerbetli tatlıların kan şekerinde ani dalgalanmalara neden olabileceğini belirten Tanoğlu, bu tür tatlıların mide mukozasını tahriş ederek gastrite yol açabileceğini ifade etti.
Asitli içecekler, çok soğuk su, yemekten hemen sonra tüketilen demli çay ve koyu kahvenin de reflü riskini artırabileceğini belirten Tanoğlu, sahurdan hemen sonra uzanmanın göğüste yanma ve ağızda acı tat şikâyetine neden olabileceğini söyledi. Bu nedenle sahurdan sonra en az 45-60 dakika dik pozisyonda kalınmasını önerdi.
Hafif yürüyüş sindirimi destekliyor
İftardan yaklaşık bir saat sonra yapılacak 20-30 dakikalık hafif tempolu yürüyüşün bağırsak hareketliliğini artıracağını belirten Tanoğlu, probiyotik içeren yoğurt ve kefirin de gaz ve şişkinliği azaltabileceğini kaydetti.
Suyun bir anda değil, iftar ile sahur arasına yayılarak tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Tanoğlu, bunun hem mide şişkinliğini önleyeceğini hem de böbreklerin yükünü azaltacağını ifade etti.
Risk grubundakilere doktor uyarısı
Düzenli ilaç kullanan ve kronik hastalığı bulunan kişilerin oruç kararı almadan önce mutlaka doktorlarına danışmaları gerektiğini belirten Tanoğlu, aktif mide veya onikiparmak bağırsağı ülseri, inflamatuar bağırsak hastalığının alevlenme dönemi, sindirim sistemi kanseri tedavisi ve ileri karaciğer hastalığı bulunan kişiler için uzun süreli açlığın risk oluşturabileceğini sözlerine ekledi.
Prof. Dr. Tanoğlu, dengeli, ölçülü ve bilinçli beslenmenin Ramazan ayını daha konforlu geçirmek için temel şart olduğunu vurguladı.





