Küresel ısınmaya ilişkin en kötü senaryolar, ucuzlayan güneş ve rüzgâr enerjisinin etkisiyle aşağı yönlü revize edildi. Yapılan yeni modellemelere göre, yenilenebilir enerji teknolojilerindeki hızlı maliyet düşüşü ve yaygınlaşma, fosil yakıtlara dayalı yüksek emisyon senaryolarının gerçekleşme ihtimalini azaltarak yüzyıl sonu sıcaklık tahminlerini yaklaşık 1°C aşağı çekti.

Yenilenebilir enerji senaryoları değiştirdi

Bilim insanları, özellikle güneş panelleri ve rüzgâr türbinlerindeki maliyet düşüşünün enerji dönüşümünü hızlandırdığını belirtiyor. Bu gelişme, önceki iklim projeksiyonlarında “en kötü durum” olarak hesaplanan yüksek emisyon senaryolarının daha düşük olasılıkla gerçekleşmesine neden oldu. Modellemeler, küresel enerji sisteminin fosil yakıtlardan daha hızlı uzaklaşabileceğine işaret ediyor.

Emisyon beklentileri aşağı yönlü revize edildi

Güncellenen senaryolarda, ülkelerin iklim politikaları ve enerji dönüşüm hızları dikkate alındığında, küresel sıcaklık artışının önceki tahminlere kıyasla daha düşük seviyelerde kalabileceği öngörülüyor. Araştırmalar, özellikle yenilenebilir enerji yatırımlarının artmasının emisyon eğrisi üzerinde belirleyici olduğunu ortaya koyuyor. Ancak bu iyileşmeye rağmen mevcut politikaların yetersiz kalması halinde ısınmanın yine kritik eşiklerin üzerinde seyretme riski bulunuyor.

İklim politikaları belirleyici olacak

Uzmanlar, yenilenebilir enerji maliyetlerindeki düşüşün tek başına yeterli olmayacağını, asıl belirleyici unsurun hükümetlerin uygulayacağı iklim politikaları olduğunu vurguluyor. Fosil yakıtlardan çıkış hızının artırılmaması durumunda, iyimser senaryoların dahi zorlanabileceği ifade ediliyor. Ayrıca küresel iş birliği eksikliğinin emisyon azaltımını yavaşlatabileceği belirtiliyor.

Trump'tan dikkan çeken açıklama: İran anlaşmak için can atıyor
Trump'tan dikkan çeken açıklama: İran anlaşmak için can atıyor
İçeriği Görüntüle

Risk tamamen ortadan kalkmış değil

Her ne kadar yeni veriler daha düşük sıcaklık artışına işaret etse de bilim insanları küresel ısınmanın etkilerinin hâlâ ciddi olacağını söylüyor. Deniz seviyesi yükselmesi, aşırı hava olayları ve ekosistem kayıpları gibi risklerin devam ettiği, yalnızca “en kötü senaryoların” olasılığının azaldığı ifade ediliyor. Uzmanlar, bu nedenle enerji dönüşümünün hız kesmeden sürmesi gerektiğini belirtiyor.

Kaynak: ntv