14 yıl sonra yapılan buluşmada Acar, özel olarak hazırlanan yaş pastasını keserken, “Hayatım siyahtan beyaza dönmüş gibi oldu” diyerek doktorlarına teşekkür etti.
“Zamanın hızını fark ediyorsunuz”
Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, operasyonun üzerinden 14 yıl geçtiğini hatırlatarak, “Uğur’un gözlerindeki mutluluğu görmek, doktorluğun en değerli tarafı. Bu ameliyat, Türkiye’de ve dünyada önemli bir dönüm noktası oldu. 2010’da ilk kol naklini, 2011’de dünyanın ilk rahim naklini, 2012’de ise Türkiye’nin ilk tam yüz naklini gerçekleştirdik” dedi.
Prof. Dr. Özkan, operasyonların uzun ve titiz bir takip süreci gerektirdiğini vurgulayarak, “Bu hastalar ömür boyu ilaç kullanıyor ve sürekli kontrol altında tutuluyor. Sosyal hayatlarını yeniden kazanmak ise ameliyatın en büyük kazancı” ifadelerini kullandı.

Hayat kalitesi arttı
Uğur Acar, nakil öncesinde sosyal yaşamda kısıtlı olduğunu, iş ve okul hayatına tam olarak katılamadığını belirterek, “Artık uzun süreli işler yapabiliyorum ve sosyal ortamlara rahatlıkla girebiliyorum. 14 yıldır Akdeniz Üniversitesi personeliyim ve çevremde sevilen bir bireyim” dedi.
Geleceğe yatırım: Yapay organlar ve immün sistem çalışmaları
Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Prof. Dr. Ömer Özkan, yüz nakliyle başlayan sürecin yapay organ ve immün sistemi geliştirme çalışmalarına da ilham verdiğini vurguladı. Özkan, “Bu ameliyatlar yalnızca bireylerin hayat kalitesini artırmakla kalmıyor, tıp alanında ülkemizin ve üniversitemizin uluslararası konumunu güçlendiriyor” dedi.
Uğur Acar’ın perspektifi
Nakilden önce yaşamının kısıtlı olduğunu söyleyen Acar, “Yüz nakli olmadan sosyal hayata katılmam çok zordu. İnsanların bakışları hayatımı etkiliyordu. Artık tanındığım ve sevildiğim bir bireyim. Bu operasyon bana hem hayatımı hem de geleceğimi yeniden kazandırdı” ifadelerini kullandı.
Acar, lise eğitimini tamamladığını ve Türkiye’nin ilk yüz nakli hastası olarak hayatını normalleştirip, sosyal hayata tamamen katıldığını belirterek sözlerini tamamladı: “Hayatımı aydınlık bir yola açan bu ameliyat sayesinde, geleceğe umutla bakabiliyorum.”




