Kanseri anlattı, kendisi de aynı hastalığa yakalandı
Kanseri anlattı, kendisi de aynı hastalığa yakalandı
İçeriği Görüntüle

Alev Gürgün, 24 Mart Dünya Tüberküloz Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede, veremin dünya genelinde hâlâ ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı. Gürgün, bu hastalığın COVID-19 sonrasında tek bir etkene bağlı en ölümcül bulaşıcı hastalıklardan biri olmaya devam ettiğini ifade etti.

Türkiye’de 2024 yılı verilerine göre 9 binin üzerinde tüberküloz vakası kaydedildiğini belirten Gürgün, hastalık sıklığının 2005 yılında 100 bin kişide 29,8 seviyesindeyken 2024’te 10,5’e gerilediğini söyledi. Bu düşüşün, ülke genelinde yürütülen etkili kontrol programlarının sonucu olduğu ifade edildi.

Dünya genelinde durumun ise hâlâ endişe verici olduğuna dikkat çekildi. Uzmanlara göre dünya nüfusunun yaklaşık dörtte biri tüberküloz bakterisiyle enfekte durumda bulunuyor. Her yıl 10 milyondan fazla kişi hastalığa yakalanırken, 1 milyondan fazla kişi hayatını kaybediyor.

Tüberkülozun genellikle akciğerleri etkilediğini ancak farklı organlara da yayılabildiğini belirten Gürgün, hastalığın solunum yoluyla bulaştığını ve özellikle yetişkin erkeklerde daha sık görüldüğünü dile getirdi.

Uzmanlar, hastalığın tedavi edilebilir ve önlenebilir olduğunun altını çiziyor. Düzenli ilaç kullanımıyla yaklaşık 6 aylık bir tedavi sürecinde iyileşme sağlanabildiği belirtilirken, erken tanı ve tedavinin hayati önem taşıdığı vurgulanıyor.

Korunma yöntemleri arasında bebeklik döneminde yapılan BCG aşısı, sağlıklı beslenme, sigara kullanımından kaçınma ve yaşam alanlarının düzenli havalandırılması öne çıkıyor. Ayrıca hastaların tedavi sürecine eksiksiz uyması gerektiği ifade ediliyor.

Türkiye’nin tüberkülozla mücadelede uyguladığı programın uluslararası düzeyde örnek gösterildiğini belirten uzmanlar, tanı, tedavi ve temaslı takibinin bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesinin başarıda önemli rol oynadığını vurguladı.

Kaynak: İHA