Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin Finansal Hesaplar Raporu’nu yayımladı. Rapora göre, yurt içi yerleşik sektörlerin toplam finansal varlıkları 237 trilyon lira, yükümlülükleri ise 255 trilyon lira olarak kaydedildi. Böylece finansal varlıklar ile yükümlülükler arasındaki fark 18 trilyon liraya ulaştı.
Türkiye ekonomisinin net finansal pozisyon açığının Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’ya (GSYH) oranı da önceki döneme göre 1,97 puan yükselerek yüzde 24,7’ye çıktı.
Ekonomide net borçlanma geriledi
Sektörlerin net finansal işlemlerine ilişkin veriler, ekonominin net borçlanma oranında düşüş yaşandığını ortaya koydu. Bir önceki çeyrekte GSYH’nin yüzde 10,2’si düzeyinde olan net borçlanma, 2026’nın ikinci çeyreğinde yüzde 4,6’ya geriledi.
Sektörel bilançolarda toplam ekonominin finansal açıdan borçlu konumda olduğu görüldü. Hane halkı ve dünyanın geri kalanı yurt içindeki diğer sektörlerden alacaklı konumdayken finansal olmayan kuruluşlar ile genel yönetimin diğer sektörlere karşı borçlu olduğu belirlendi.
Hane halkının varlıklarında mevduat öne çıktı
Rapora göre, hane halkının finansal varlıkları içerisinde para ve mevduat yüzde 54’lük payla ilk sırada yer aldı. Hane halkının yükümlülüklerinin ise neredeyse tamamını krediler oluşturdu.
Finansal olmayan kuruluşların bilançolarında da hisse senedi ve öz kaynaklar öne çıktı. Bu kalemlerin söz konusu kuruluşların finansal varlıkları içindeki payı yüzde 46, yükümlülükleri içindeki payı ise yüzde 44 olarak hesaplandı.
Türkiye’nin toplam borçluluk oranı yüzde 92 oldu
TCMB raporunda, Türkiye’de yerleşik sektörlerin borçluluk oranları diğer ülkelerle karşılaştırıldığında toplam borcun düşük seviyede kaldığı belirtildi.
Kredi ve borçlanma senetlerinden oluşan toplam borcun GSYH’ye oranı, 2026 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 92 olarak gerçekleşti. Bu oran, bir önceki çeyreğe kıyasla sınırlı bir düşüş gösterdi.




