Araştırmalar, 6 yaş altındaki çocuklara düzenli olarak bakan büyükanne ve büyükbabaların, uzun süreli bakım sorumluluğu, yorgunluk ve maddi kaygılarla birleştiğinde depresyon riskinin belirgin şekilde arttığını ortaya koyuyor.
Uzmanlar, torun bakımının dengeli yapıldığında yaşlı bireyler için bilişsel ve sosyal faydalar sağladığını vurguluyor. Ancak günlük saatler boyunca süren, destek almadan yürütülen bakımın hem fiziksel yorgunluğu hem de duygusal yükü beraberinde getirdiğine dikkat çekiliyor. Özellikle emeklilik sonrası gelir düzeyi sınırlı olan ve sağlık sorunları yaşayan yaşlılarda bu risk daha yüksek oluyor.
Psikologlar, aşırı bakım yükünün ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirterek, ailelerin yaşlı bireylere destek olmasının kritik olduğunu söylüyor. “Torun bakımı paylaşılmalı ve yaşlı bireyler kendilerini zorlamamalı. Destek mekanizmaları, bakım yükünün hafifletilmesi ve sosyal etkileşim yaşatacak programlar ruh sağlığı için önemli” diyorlar.
Araştırmalar ayrıca, bakım yükünün uzun süreli ve yoğun olduğu durumlarda depresif belirtilerin yaygınlaştığını ortaya koyarken, ara sıra ve kontrollü bakımın yaşlıların hem sosyal hem de bilişsel açıdan aktif kalmasına katkı sağladığını gösteriyor.
Sosyologlar, toplum ve ailelerin yaşlı bireyleri yalnız bırakmaması gerektiğini vurguluyor. Torun bakımının hem çocuklar hem de büyükanne ve büyükbabalar için faydalı olabilmesi, doğru planlama, paylaşım ve destek ile mümkün oluyor.
Bu veriler, özellikle Türkiye’de geniş aile yapısının yaygın olduğu bölgelerde, yaşlı bireylerin ruh sağlığının korunması ve torun bakımı yükünün dengelenmesi açısından önem taşıyor.




