Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin hazırlanan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Yasa Teklifi”, TBMM Genel Kurulu’nda 467 oyla kabul edilerek yasalaştı. Düzenlemeyle birlikte sürecin hukuki zemini oluşturulurken, örgüt mensuplarının başvuru ve silah bırakma süreçlerinden yargılamaların ertelenmesine, oluşturulacak kurullardan yurt dışından dönüşlere kadar uygulanacak yol haritası da belirlenmiş oldu.
Süreç ne zaman başlayacak?
Yasanın uygulanmaya başlaması için Milli Güvenlik Kurulu tarafından yapılacak “teyit ve tespit” kararının Resmî Gazete’de yayımlanması beklenecek. Bu kararın ardından düzenlemeden yararlanmak isteyen örgüt mensuplarına 6 aylık başvuru süresi tanınacak. Belirlenen süre içerisinde başvuru yapmayanlar ise yasanın sağladığı imkanlardan yararlanamayacak. Teyit ve tespit aşamasında örgütün Kandil başta olmak üzere kontrolündeki mağara ve kampları boşaltması, silahlarını teslim etmesi ve bu sürecin devletin ilgili kurumlarınca doğrulanması öngörülüyor. Devletin ilgili birimlerinde, teslim edilmesi gereken silahların yaklaşık yüzde 80’inin belirlenen süreç içerisinde teslim edilmesine yönelik bir hedef üzerinde durulduğu belirtiliyor.
Başvurular nereye yapılacak?
Teyit ve tespit kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından örgüt mensupları, Türkiye sınırları içerisinde bulunmaları halinde bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına, yurt dışında bulunmaları halinde ise büyükelçilik veya konsolosluklara başvurabilecek. Başvurular kişinin kendisi tarafından yapılabileceği gibi avukatı aracılığıyla da gerçekleştirilebilecek. Başvurunun ardından ilgili makamlar, kişinin düzenlemeden yararlanıp yararlanamayacağını ve uygulanacak ceza indiriminin kapsamını değerlendirecek.
Düzenlemeden hangi örgüt mensupları yararlanabilecek?
Yasa kapsamında düzenlemeden PKK ve KCK mensuplarının yararlanması öngörülüyor. FETÖ başta olmak üzere diğer terör örgütleri ise düzenlemenin kapsamı dışında bırakılıyor. Düzenleme; PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma, bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgüt propagandası yapma gibi suçların yanı sıra örgütün faaliyeti kapsamında işlenen bazı suçları ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilen suçları kapsıyor.
Kimler düzenlemeden yararlanamayacak?
Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçları düzenlemenin dışında tutuluyor. Bunun yanı sıra 1 Haziran 2005’ten önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren suçlar nedeniyle yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar da kapsam dışında kalacak. Bu nedenle Abdullah Öcalan başta olmak üzere örgütün kurucu ve yöneticileri ile cezaevlerinde bulunan yaklaşık 900 kişinin düzenlemeden yararlanamayacağı belirtiliyor.
Cezalar nasıl ertelenecek?
Düzenlemeye göre üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda soruşturma ve kovuşturmalar 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda ise 10 yıl süreyle ertelenebilecek. Hükümlüler açısından da infaz ertelemesinin gündeme gelmesi öngörülüyor. Ancak bu süre içerisinde yeniden terör suçu işleyenlerin cezaevine geri dönmesi söz konusu olacak. AK Parti ve MHP kurmayları, düzenlemenin “af” olarak değerlendirilmesine karşı çıkarken, uygulamanın cezayı ortadan kaldırmadığını ve yalnızca belirli sürelerle erteleme öngördüğünü vurguluyor.
Hak yoksunluğu ve zaman aşımı nasıl işleyecek?
Erteleme dönemlerinde dava ve ceza zaman aşımı süreleri işlemeyecek. Beş yıllık erteleme kararı verilen kişiler açısından iki yıl, 10 yıllık erteleme kararı verilenler açısından ise üç yıl boyunca siyasi ve bazı kamusal hakların kullanılması sınırlandırılacak. Bu sürelerin tamamlanmasının ardından Takip Kurulu, gerekli görmesi halinde soruşturma, kovuşturma ve mahkumiyetlerden kaynaklanan hak yoksunluklarının sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılması için ilgili yargı mercilerine başvurabilecek.
Süreci hangi kurullar takip edecek?
Yasanın uygulanmasını ve sürecin takibini sağlamak amacıyla iki ayrı mekanizma oluşturulacak. Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Takip Kurulu, TBMM bünyesinde ise İzleme Komisyonu görev yapacak. Takip Kurulu, yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte çalışmalarına başlayarak teyit ve tespit aşamasına kadar gerekli hazırlıkları yürütecek. Sürecin ihtiyaçlarına göre kurul bünyesinde alt komisyonların oluşturulmasının da önü açık olacak.
Silahlar nasıl teslim edilecek?
Örgüt mensuplarının teslim ettiği veya beyan ettiği silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve diğer malzemeler kayıt altına alınacak. Böylece teslim sürecinin yalnızca tabanca ve tüfeklerle sınırlı tutulmayacağı, örgütün elindeki farklı nitelikteki silah ve ekipmanların da kapsam içerisinde değerlendirileceği belirtiliyor. Bu kapsamda drone ve haberleşme araçlarının da teslim edilmesi öngörülüyor. Silahların teslimi için Irak'ta belirli noktaların kullanılmasının planlandığı, devletin ilgili kurumlarının ise örgütün elindeki silah ve mühimmat konusunda kapsamlı bilgiye sahip olduğu ifade ediliyor.
Kandil’den Süleymaniye’ye geçiş planı
Sürecin en dikkat çeken başlıklarından biri ise örgütün üst düzey kadrosunun geleceği olacak. Terör örgütünü kuran ve yöneten kadronun Kandil’i boşaltmasının ardından Irak’ın Süleymaniye kentine yerleştirilmesinin planlandığı belirtiliyor. Daha önce üst düzey yöneticilerin üçüncü ülkelere gönderilmesi seçeneği üzerinde durulurken, mevcut durumda Süleymaniye seçeneğinin öne çıktığı aktarılıyor. Buraya yerleştirilecek yöneticilerin gözetim ve denetim altında tutulması planlanırken, söz konusu kadronun yaklaşık 250 kişiden oluştuğu belirtiliyor.
Yurt dışından dönüşler tek tek değerlendirilecek
Yasadan yararlanarak yurt dışından Türkiye’ye dönecek kişiler ile cezaevinden çıkacak hükümlülerin durumları tek tek ele alınacak. Süreçte toplu dönüşlere veya cezaevlerinden toplu tahliyelere izin verilmemesi, kamuoyunda tepkiye yol açabilecek görüntülerin oluşmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. Böylece Terörsüz Türkiye sürecinde silahların teslim edilmesinden yargısal işlemlere, örgüt mensuplarının dönüşlerinden üst düzey kadronun konumlandırılmasına kadar farklı aşamaların kontrollü ve denetimli şekilde yürütülmesi amaçlanıyor.





