Enerji fiyatları yükseldi, enerji ithalatı arttı
TCMB'nin değerlendirmesine göre savaşın en hızlı etkisi enerji piyasalarında görüldü. İkinci çeyrek ortalamalarına bakıldığında Brent petrol fiyatları yıllık bazda yüzde 55,2, doğal gaz fiyatları ise yüzde 28,2 oranında yükseldi. Bu gelişmelerin sonucunda takvim etkilerinden arındırılmış enerji ithalatı yıllık bazda yüzde 32,4 arttı. Analizde, enerji ithalatındaki yükselişte yalnızca fiyat artışlarının değil, mevcut tedarik anlaşmaları, spot alımların payı ve teslimat sürelerinin de etkili olduğu vurgulandı. Merkez Bankası, enerji fiyatlarında son dönemde başlayan normalleşmeye rağmen, fiyat hareketlerinin gecikmeli etkileri nedeniyle kısa vadede enerji ithalatı üzerindeki yukarı yönlü risklerin tamamen ortadan kalkmadığını belirtti.
İhracattaki güçlü performans dengeyi korudu
Analizde, enerji ithalatındaki artışın dış ticaret dengesini bozmasının beklendiği ancak ihracat performansının bu olumsuz tabloyu büyük ölçüde dengelediği ifade edildi. İkinci çeyrekte ihracatın hem yıllık hem de çeyreklik bazda güçlü artış gösterdiğine dikkat çekilen değerlendirmede, savaşın hemen ardından Orta Doğu ülkelerine yapılan ihracatta yaşanan düşüşün kısa sürede toparlandığı aktarıldı. TCMB'ye göre ihracattaki bu artışın en önemli nedenlerinden biri küresel tedarik zincirlerinde yaşanan yön değişikliği oldu. Hürmüz Boğazı'nda yaşanan belirsizlikler nedeniyle Uzak Doğu'dan yapılan sevkiyatlarda teslim sürelerinin uzaması, navlun ve sigorta maliyetlerinin yükselmesi Avrupa başta olmak üzere birçok pazarda siparişlerin Türkiye'ye yönelmesine neden oldu. Firma görüşmelerine de yer verilen analizde, Avrupa kaynaklı sipariş artışlarının büyük bölümünün ihtiyati alım niteliğinde olduğu ve firmalar tarafından geçici olarak değerlendirildiği ifade edildi.
Savunma sanayii ihracatı dikkat çekti
Merkez Bankası, ihracattaki artışta savunma sanayisinin katkısının da giderek güçlendiğini belirtti. Son yıllarda savunma sanayiinde yapılan teknoloji ve kapasite yatırımlarının yüksek katma değerli üretimi artırdığına işaret edilen analizde, savunma sanayisinin toplam ihracattaki payının son dört yılda yaklaşık 2,3 puan artarak yüzde 4 seviyesine ulaştığı bilgisi paylaşıldı. Jeopolitik gelişmeler nedeniyle savunma ürünlerine yönelik küresel talebin artmasının da sektörün ihracat performansını desteklediği kaydedildi.
İç talepteki yavaşlama ithalatı değiştirdi
TCMB analizinde dış ticaret dengesindeki iyileşmenin yalnızca ihracattan kaynaklanmadığına dikkat çekildi. İkinci çeyrekte ithalattaki artışın tamamen enerji kaynaklı gerçekleştiği, enerji hariç ithalatın ise gerilediği belirtildi. Mal grupları incelendiğinde yatırım malları ve tüketim malları ithalatında düşüş yaşanırken, ara malı ithalatının ise enerji ve altın hariç büyük ölçüde yatay seyrettiği ifade edildi. Merkez Bankası, bu görünümün sıkı para politikalarının etkisiyle iç talepte devam eden zayıflamayla uyumlu olduğunu değerlendirdi. Kredi kartı harcamaları gibi yüksek frekanslı verilerin de tüketim eğilimindeki yavaşlamayı doğruladığı belirtilirken, PMI verilerinin ise ihracat siparişlerine ilişkin beklentilerin güçlenmeye devam ettiğini gösterdiği aktarıldı.
TCMB: Cari açık üzerindeki riskler azaldı
Analizin sonuç bölümünde ise enerji fiyatlarındaki yükselişin dış ticaret üzerinde oluşturduğu baskının ihracat performansı sayesinde büyük ölçüde dengelendiği vurgulandı. Sıkı para politikalarının iç talebi sınırlayarak ithalat kompozisyonunu değiştirdiği ve bunun da dış ticaret dengesine olumlu katkı sağladığı ifade edildi. TCMB, jeopolitik risklerin azalmasıyla birlikte enerji fiyatlarında başlayan normalleşmenin de etkisiyle savaşın cari açık üzerinde oluşturduğu yukarı yönlü risklerin önceki aylara kıyasla önemli ölçüde azaldığı değerlendirmesinde bulundu.



