Tarım – Sen Örgütlenme Uzmanı Esra Işık, açıklanan rakamların sahadaki gerçek tabloyu tam olarak yansıtmadığını belirtti. Işık, tarımda kadın emeğinin uzun yıllardır görünmez kılındığını ifade ederek, üretimin büyük bölümünün kadınların omuzlarında yükseldiğini söyledi.
Işık, kadınların yalnızca tarlada çalışmadığını; aynı zamanda çocuk bakımı, yemek hazırlama ve diğer bakım sorumluluklarını da üstlendiğini vurguladı. Erkek işçilerin gün sonunda dinlenebildiğini, ancak kadınların mesaisinin evde de devam ettiğini dile getirdi.
Kırsalda kadınlar için tek seçenek tarım
Kadınların kırsal bölgelerde sınırlı istihdam imkânına sahip olduğunu belirten Işık, birçok bölgede tarımın kadınlar için neredeyse tek geçim kaynağı olduğunu ifade etti. Bu durumun ücretlerin düşük tutulmasına zemin hazırladığını savunan Işık, tarım sektöründe kadın emeğinin sistematik biçimde daha düşük ücretle değerlendirildiğini söyledi.
Yapısal eşitsizlik vurgusu
Esra Işık, işverenlerin mevcut eşitsizlik ortamını bildiğini ve ücret politikalarını buna göre belirlediğini dile getirdi. Kadınların güvencesiz koşullarda çalışmak zorunda kalmasının, düşük ücret uygulamalarını kolaylaştırdığını belirtti.
Işık ayrıca, erkek işçilerin kabul etmediği bazı çalışma koşullarının kadınlara dayatıldığını, özellikle seralarda yoğun emek gerektiren işlerde kadınların çalıştırıldığını ifade etti. Bazı durumlarda sigorta girişlerinin dahi zamanında yapılmadığını belirterek, bunun da eşitsizliği derinleştirdiğini söyledi.

“Kadın işçiler yalnız değil”
Tarım-Sen adına açıklama yapan Işık, tarım emekçisi kadınların haklarının savunulması gerektiğini vurguladı. İnsan onuruna yakışır çalışma koşullarının bir lütuf değil, temel hak olduğunu belirten Işık, örgütlenme ve mücadele çağrısında bulundu.
Kadınların seralarda, tarlalarda ve köylerde emek vermeye devam ettiğini ifade eden Işık, tarımda çalışan hiçbir kadının yalnız olmadığını söyledi.




