Uzun süredir tartışılan ve taksi esnafının kaygıyla beklediği yeni vergi düzenlemesi yürürlüğe girdi. Artık ticari taksi plakası alan veya taksimetresini yenileyen herkes, araçlarına "Taksi Mali Cihazı" taktırmak zorunda. Bu cihaz, taksimetreyle senkronize çalışacak ve her yolculuk sonunda otomatik olarak fiş ya da fatura kesilmesini sağlayacak.
Vergi yükü yüzde 45’e dayandı
Yıllardır basit usulde vergilendirilen taksi sektörü, bu düzenlemeyle birlikte gerçek usulde vergilendirilmeye başlandı. Daha önce sembolik tutarlarda vergi ödeyen plaka sahipleri, artık kazançlarının yaklaşık yüzde 45’ine varan oranlarda vergi ödemek durumunda kalacak. Bu durumun sektörde maliyetleri ciddi biçimde artırması bekleniyor.
Plaka fiyatları dibe vurdu
Bir zamanlar yatırım aracı olarak görülen ve pandemi öncesinde 3-4 daire birden alabilen taksi plakaları, bugün İstanbul’da ortalama bir semtte tek daire dahi alamayacak seviyeye geriledi. Güncel plaka fiyatları yaklaşık 10 milyon lira seviyesinde bulunuyor. Ancak vergi kesintileriyle birlikte bu rakam ortalama 8 milyon liraya kadar düşüyor.
Yeni plaka ve taksimetreye mali cihaz zorunluluğu
Düzenlemeye göre, sıfırdan taksi plakası alanlar ya da taksimetresini değiştirenlerin Taksi Mali Cihazı'nı hemen temin edip kullanmaya başlaması gerekiyor. Hâlihazırda taksisi olan esnaf için ise geçiş süreci 1 Eylül 2026 tarihine kadar uzatıldı.
Taksimetre ve mali cihaz artık bir bütün
Yeni sistemde taksimetreler, Mali Cihaz’dan bağımsız çalışamayacak. Aynı şekilde Mali Cihaz da tek başına fiş veya e-belge üretemeyecek. Manuel müdahaleye de tamamen kapatılan bu sistem, kayıt dışı işlemlerin önüne geçmeyi hedefliyor. Bankaların taksicilere sağladığı harici POS cihazları da artık kullanılamayacak. Yeni sistemde tüm ödemeler, taksimetreyle entegre çalışan Taksi Mali Cihazı üzerinden gerçekleştirilecek. Bu sayede hem nakit hem de kartlı işlemler tek bir merkezden kayıt altına alınacak.
Konum bilgisi de kaydedilecek
Taksi Mali Cihazı, GPS aracılığıyla aracın konum bilgilerini (enlem ve boylam) alarak zaman damgasıyla birlikte hafızasına kaydedecek. Eğer taksimetrede GPS özelliği varsa, bu veriler oradan da temin edilebilecek. Böylece kartla ödeme yapan müşterilerin seyahat rotaları da denetlenebilecek.
Fiş almak artık zorunlu, cezası var
Taksi kullanan vatandaşlar için de önemli bir yenilik geliyor. Seyahat sonunda taksiciden fiş veya fatura almak zorunlu hale getirildi. Diğer işletmelerde olduğu gibi taksilerde de fiş almadığı tespit edilen müşterilere cezai işlem uygulanacak.
Giderler düşülebilecek ama belirsizlikler sürüyor
Taksiciler artık akaryakıt başta olmak üzere, stopaj, tamir-bakım, lastik ve hatta yasal sınırlar içindeki yeme-içme faturalarını gider göstererek vergi matrahını düşürebilecek. Ancak sektörün en büyük soru işareti, SGK primini kendi cebinden ödeyen şoförlerin vergisel durumu. KDV ve gelir vergisi gibi yükümlülüklerin nasıl hesaplanacağı henüz netlik kazanmış değil.
Kayıt dışı kiralama mercek altında
Yasa dışı yollarla galeriler veya komisyoncular üzerinden kiraya verilen taksilerde vergilerin kim tarafından ödeneceği de belirsizliğini koruyor. Önceden düşük vergi oranları nedeniyle bu yükü plaka sahipleri üstleniyordu. Ancak günde 10 bin lira ciro yapan bir taksinin 2 bin lira KDV yükü doğurabileceği hesaplanıyor. Akaryakıt gibi masraflar düşüldükten sonra kalan kâr üzerinden eklenecek gelir vergisiyle birlikte mali tablo oldukça ağırlaşıyor.
Kira gelirine vergi sürprizi
Plakasını kayıt dışı yollarla kiraya verenler için de yeni bir dönem başlıyor. Elden veya bankadan yapılan kira ödemeleri sayesinde gelir elde eden plaka sahiplerinin, bu kazançlarını beyan etmeleri gündemde. Normal şartlarda bir ev sahibi kira vergisi öderken, yüksek gelir elde eden taksi plakası sahiplerinin bu muafiyetten yararlanmasının önüne geçilmesi bekleniyor.
Şoförler vergi mükellefi olabilir
Sektörde yevmiye usulü çalışan şoförlerin de vergi mükellefi haline gelmesi güçlü bir ihtimal. Örneğin, günlük 10 bin lira ciro yapan bir taksinin KDV'sini plaka sahibi ödeyecek. Ancak plaka sahibi, şoförden yevmiye olarak sadece 5 bin lira alıyorsa, ödediği yaklaşık bin 700 lira KDV ciddi bir yük oluşturacak. Bunun yanı sıra gelir vergisi, geçici vergi ve stopaj gibi kalemler de işin içine girdiğinde durum daha da karmaşıklaşıyor.
Eğer şoförler resmen vergi mükellefi sayılırsa, sektörde şoför bulmanın iyice zorlaşması ve plaka sahiplerinin bizzat direksiyon başına geçmek zorunda kalması bekleniyor. Ancak plakaların büyük kısmının miras yoluyla ehliyetsiz eş ve çocuklara, yaş haddini aşmış kişilere ya da yurt dışında yaşayan gurbetçilere ait olması, bu durumu imkânsız kılıyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde plaka arzında artış, talepte ise düşüş yaşanması ve fiyatların daha da gerilemesi öngörülüyor.
Esnaftan vergi indirimi talebi
Sektör temsilcileri, yeni düzenlemenin yarattığı yükün altını çizerek, yüzde 1,5 gibi sabit ve düşük bir vergi oranının daha makul olacağını savunuyor. Taksi esnafı, plaka alırken ÖTV ödediklerini, her gün akaryakıta yüksek vergi verdiklerini, araçlarının ömrü boyunca milyonlarca liralık ciro yaratıp plaka sahibine kazanç sağladığını ancak ikinci elde araç değerlerinin 5'te 1'e düştüğünü belirterek, yedek parça, sigorta ve sanayi esnafına katkılarına dikkat çekiyor. Sivil toplum kuruluşları, sabit oranlı hasılat vergisi için yetkililerle görüşmelerini sürdürse de, uygulamanın başlamış olması nedeniyle bu talebin karşılık bulması zor görünüyor.