GÜNDEM

Sokak hayvanları düzenlemesinde iki yıl geride kaldı: Sahada neler yaşandı, tartışmalar neden sürüyor?

Hayvanları Koruma Kanunu'nda 2024 yılında yapılan düzenlemenin yürürlüğe girmesinin üzerinden iki yıl geçti. Hükümet sokak hayvanlarının büyük bölümünün toplandığını açıklarken, hayvan hakları savunucuları barınaklardaki koşullar ve ölümler konusunda ciddi iddialar ortaya koyuyor. Belediyeler ise birçok suçlamayı reddediyor.

Abone Ol

2024 yılında yürürlüğe giren Hayvanları Koruma Kanunu'ndaki değişiklikler, sahipsiz sokak hayvanlarının toplanarak bakımevlerine alınmasını öngörürken, belirli şartları taşıyan hayvanlara ötanazi uygulanabilmesine de imkan tanıdı. Düzenlemenin ikinci yılında uygulamanın sahadaki sonuçları tartışılmaya devam ediyor. İçişleri Bakanlığı, sokak hayvanlarının büyük bölümünün toplandığını açıklarken, hayvan hakları savunucuları ise barınaklarda yaşanan ölümler, yetersiz bakım ve toplama süreçlerine ilişkin ciddi eleştiriler yöneltiyor.

Hükümet yıl sonuna kadar toplama işlemini tamamlamayı hedefliyor

İçişleri Bakanlığı'nın açıklamalarına göre Türkiye genelinde sokak hayvanlarının toplanması büyük oranda tamamlandı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, haziran ayında yaptığı açıklamada çalışmaların 63 ilde tamamlandığını duyurdu. Temmuz ayında ise sahipsiz sokak hayvanlarının yüzde 92,35'inin toplandığını belirterek yıl sonuna kadar tüm sahipsiz hayvanların bakımevlerine alınmasının hedeflendiğini açıkladı. Bakan Çiftçi, uygulamanın hem vatandaşların güvenliğini artırdığını hem de hayvan refahını korumayı amaçladığını savundu.

Barınak kapasitesi tartışma konusu oldu

Tarım ve Orman Bakanlığı'nın paylaştığı verilere göre Şubat 2026 itibarıyla Türkiye'de toplam 386 hayvan bakımevi ve 102 doğal yaşam alanı bulunuyor. Bu tesislerin toplam kapasitesi yaklaşık 413 bin hayvan olarak açıklanırken, 244 bin hayvanın bu merkezlerde bulunduğu bildirildi. Bakanlık ayrıca belediyelere hayvan bakımevi ve doğal yaşam alanı yapımı için yüz milyonlarca liralık destek sağlandığını açıkladı. Ancak hayvan hakları savunucuları mevcut kapasitenin toplanan hayvan sayısını karşılamaya yetmediğini savunuyor.

Hayvan hakları savunucularından sert eleştiriler

İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi'nin eski Başkanı Deniz Tavşancıl, düzenlemenin uygulanışını "çok daha ağır sonuçlar doğuran bir süreç" olarak değerlendirdi. Ankara Barosu Hayvan Hakları Merkezi Başkanı Tuğba Gürsoy ise toplama işlemleri sırasında hayvanlara kötü muamele yapıldığını öne sürerek, birçok hayvanın taşıma sırasında veya sonrasında yaşamını yitirdiğini iddia etti. Hayvan hakları temsilcileri, özellikle toplama sırasında kullanılan yöntemler, yüksek doz sakinleştirici uygulamaları ve barınaklardaki bakım koşulları nedeniyle ciddi yaşam hakkı ihlalleri yaşandığını savunuyor.

Barınaklardaki ölüm iddiaları gündemde

Hayvan hakları aktivisti Alper Karmış, farklı şehirlerdeki barınakları ziyaret ettiğini belirterek bazı tesislerde yoğunluk nedeniyle hayvanların yeterli bakım ve tedaviye ulaşamadığını ileri sürdü. Karmış, özellikle Kars'taki bir barınakta ölü hayvanlarla karşılaştığını, hayvan sayısının kısa sürede ciddi oranda azaldığını iddia etti. Kars Belediyesi ise söz konusu iddiaları reddederek barınaktaki hayvanların günlük bakım ve sağlık kontrollerinin düzenli olarak yapıldığını, iddiaları doğrulayan herhangi bir bulgu bulunmadığını açıkladı.

Ankara'daki rakamlar tartışma yarattı

Ankara'da da sokak hayvanlarının durumu tartışmaların odağında yer aldı. Ankara Valiliği tarafından yapılan açıklamada yaklaşık 52 bin sahipsiz hayvanın toplandığı belirtilirken, kamuoyuna yansıyan bazı resmi belgelerde farklı dönemlerde yaklaşık 60 bin köpeğin toplandığı ve bunların önemli bölümünün "doğal nedenlerle öldüğü" ifade edildi. Hayvan hakları savunucuları bu rakamların açıklanmaya muhtaç olduğunu belirtirken, Ankara Valiliği konuya ilişkin ayrıntılı değerlendirme yapmadı.

Ankara Büyükşehir Belediyesi iddiaları reddetti

Ankara Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanı Mustafa Şener ise belediyeye yönelik suçlamaların gerçeği yansıtmadığını söyledi. Şener, toplama araçlarının uygun donanıma sahip olduğunu, işlemlerin veteriner hekim gözetiminde yürütüldüğünü ve hayvanlara yönelik şiddet iddialarını kabul etmediklerini belirtti. Hayvan ölümleri yaşanması halinde veteriner raporu hazırlandığını ifade eden Şener, belediyenin mevcut barınak kapasitesinin yeterli olduğunu ve ihtiyaç halinde artırılabileceğini kaydetti.

Çözüm önerileri farklılaşıyor

Hayvan hakları savunucuları ile yerel yönetim temsilcileri çözüm konusunda ise farklı görüşler dile getiriyor. Uzmanlar ve gönüllüler, sahiplendirme çalışmalarının artırılması gerektiğini vurgularken, barınaklarda gönüllü desteğinin güçlendirilmesini öneriyor. Hayvan hakları temsilcileri ayrıca petshoplarda hayvan satışının belirli süre yasaklanmasını, kısırlaştırma çalışmalarının hızlandırılmasını ve mevcut barınakların daha sık denetlenmesini talep ediyor. Belediyeler ise hem sahiplendirme kampanyalarının artırılması hem de mevcut bakımevlerinin kapasitesinin güçlendirilmesiyle sorunun daha sağlıklı şekilde yönetilebileceğini savunuyor. Düzenlemenin ikinci yılında taraflar arasında görüş ayrılıkları sürerken, sokak hayvanlarının geleceğine ilişkin tartışmaların önümüzdeki dönemde de gündemde kalması bekleniyor.