Dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkileyen hipertansiyonun erken dönemde fark edilmemesi halinde ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğini belirten Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hanife Memet Genç, hastalığın çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğine dikkat çekti. Dr. Genç,
“Hipertansiyon sinsi seyreden bir tablodur. Belirti vermeden aort damarında yırtılmaya ya da felce yol açabilecek düzeye ulaşabilir”
dedi.
Hipertansiyon gizli seyrediyor
Hipertansiyonun her hastada klasik belirtilerle ortaya çıkmadığını vurgulayan Dr. Genç,
“Baş ağrısı, baş dönmesi, kulak çınlaması veya enseden başa yayılan sıcaklık hissi her hastada görülmeyebilir. Bu nedenle birçok kişi, farklı bir şikâyetle doktora başvurduğunda tansiyonunun yüksek olduğunu öğreniyor”
diye konuştu.
Tedavi edilmezse organları tek tek etkiliyor
Kontrol altına alınmayan yüksek tansiyonun birçok organ üzerinde kalıcı hasar bırakabileceğini belirten Dr. Genç, hipertansiyonun kalp kasında kalınlaşma, kapakçık yetmezliği ve kalp yetmezliğine yol açabildiğini söyledi. Tansiyon kontrolü sağlanmadığında aort anevrizması ve aort diseksiyonu riskinin arttığını belirten Genç,
“Bu tablo maalesef hayati tehlikeyle sonuçlanabiliyor”
dedi.
Hipertansiyonun beyin üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Dr. Genç,
“Bazı hastalar hafif bir burun kanamasıyla başvururken, bazıları sabah uyandığında vücudunun bir tarafını kullanamadığını fark edebiliyor. Felç ve beyin kanaması tansiyonun en dramatik sonuçları arasında yer alıyor. Ayrıca gözde kanlanmadan ciddi görme kaybına, böbrek fonksiyon bozukluklarından tam böbrek yetmezliğine kadar pek çok sorun yüksek tansiyonla ilişkilidir”
ifadelerini kullandı.
Hastaya özel tedavi planlanıyor
Her hastanın tedavi ihtiyacının farklı olduğunu vurgulayan Dr. Genç, yaşam tarzı değişikliklerinin hipertansiyon tedavisinde önemli bir yer tuttuğunu belirtti.
“Bazı hastalarda yalnızca tuz kısıtlaması ve beslenme düzeni yeterli olurken, bazı hastalarda medikal tedaviye ihtiyaç duyuyoruz”
diyen Genç, EKG, EKO, aort çapı ölçümü, böbrek fonksiyon testleri ve 24 saatlik tansiyon holterinin tanı ve takipte önemli rol oynadığını söyledi.
Hipertansiyonun doğru tedavi ve düzenli takiple kontrol altına alınabileceğini ifade eden Dr. Genç,
“Erken teşhis, uygun tedavi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle hastalar tamamen normal ve kaliteli bir hayat sürebilir. Unutulmamalıdır ki erken teşhis hayat kurtarır”
diyerek sözlerini tamamladı.