“Tarladan markete fiyat yolculuğu” soruşturması kapsamında yaş sebze ve meyve sektöründeki fiyat oluşumları mercek altına alındı. Soruşturma kapsamında Ticaret Bakanlığı’nın Hal Kayıt Sistemi ile Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Çiftçi Kayıt Sistemi verileri incelenirken, Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı tarafından da kapsamlı bir rapor hazırlandı. Yaklaşık 1029 çiftçinin beyanına başvurularak ürünlerin üreticiden hangi fiyatla çıktığı ve tedarikçilere hangi koşullarda ulaştığı araştırıldı.
Sahte makbuzlarla maliyet yüksek gösterildiği iddiası
Soruşturma kapsamında hazırlanan raporda, bazı büyük tedarikçi firmaların piyasadaki hakimiyetlerini kullanarak ürün arzını olduğundan düşük, maliyetleri ise gerçeğinden yüksek gösterdiği yönünde tespitlere yer verildi. Tedarik zincirinin gereğinden fazla uzatılması ve bu yöntemlerle maliyetlerin şişirilerek ürün fiyatlarının yukarı çekilmesi de soruşturmanın başlıkları arasında yer aldı. Bu tespitlerin, üreticilere yapılan ödemelerin belgelendiği müstahsil makbuzları ile çiftçilerin verdikleri beyanların karşılaştırılması sonucunda ortaya çıktığı belirtildi. Yetkililer, söz konusu yöntemlerle gerçeğe aykırı maliyet oluşturulduğu ve yaş sebze-meyve piyasasında fiyatların manipüle edildiği yönündeki iddiaları araştırıyor.

Ölen kişiler adına da makbuz düzenlendiği tespit edildi
Raporda dikkat çeken tespitlerden biri de bazı müstahsil makbuzlarının daha önce ölüm kaydı bulunan kişiler adına düzenlenmesi oldu. Soruşturma kapsamında adı geçen şirketlerden birinin, 1 Ocak 2025 ile 31 Mart 2026 arasındaki dönemde bazı ölmüş kişiler adına tarımsal ürün alımı yapılmış gibi kayıt oluşturduğu belirlendi. Bu kayıtların, şirketlerin ticari ve envanter kayıtlarıyla karşılaştırıldığı ve bazı uyumsuzlukların tespit edildiği aktarıldı.
Çiftçilerin beyanları ile makbuzlar arasında fark çıktı
Soruşturma dosyasındaki çiftçi beyanlarında da dikkat çeken ayrıntılar yer aldı. Bir üretici, şirket adına hareket eden kişiye kapya biber sattığını ancak ürünü kilogram başına en fazla 11,50 liradan verdiğini, buna rağmen düzenlenen makbuzlarda ortalama kilogram fiyatının 18,70 lira olarak gösterildiğini söyledi. Bir başka üretici ise ürünlerini kilogram başına 8-9 liradan sattığını belirtirken, adına düzenlenen makbuzlarda fiyatın 18,70 ila 23,95 lira arasında gösterildiğini ifade etti. Başka bir üretici de adına yüksek tutarlı makbuz düzenlenmesine rağmen bu belgelerden haberdar olmadığını ve makbuzlarda yer alan ürünü hiç üretmediğini beyan etti.

41 yönetici hakkında gözaltı kararı
Elde edilen rapor ve incelemelerin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma kapsamında 41 büyük dağıtıcı firmanın 41 yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildi. İstanbul merkezli operasyon kapsamında 22 ilde toplam 109 iş yeri ve ikamette eş zamanlı arama yapıldı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince yürütülen operasyonlarda 33 şüpheli yakalanırken, firari 8 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Şüpheliler hakkında fiyatları etkileme, Vergi Usul Kanunu’na muhalefet, belgede sahtecilik ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlarından soruşturma yürütülüyor.
Gürlek: Haksız kazanç kapısına dönüştürülmesine müsaade edilmeyecek
Adalet Bakanı Akın Gürlek, incelemelerde bazı büyük tedarikçilerin piyasadaki hakimiyetlerini kullanarak ürün arzını düşük, maliyetleri ise yüksek gösterdiği ve sahte müstahsil makbuzları düzenlediği yönünde tespitlere ulaşıldığını açıkladı. Gürlek, söz konusu yöntemlerle yaş sebze ve meyve fiyatlarının yukarı yönlü manipüle edilerek haksız kazanç sağlandığının değerlendirildiğini belirtti. Gürlek, tarladan sofraya uzanan zincirin üreticinin emeği ve tüketicinin bütçesi üzerinden haksız kazanç sağlanan bir yapıya dönüşmesine izin verilmeyeceğini ifade etti.





