Günlük hayatta iletişimin çoğunlukla kelimelerle kurulduğu düşünülse de, modern dünyada sayıların ve renklerin belirleyici rolü giderek daha görünür hâle geliyor. Kimliklerin numaralarla tanımlanması, başarının puanlarla ölçülmesi, performansın verilerle değerlendirilmesi ya da bir markanın güven duygusunu maviyle pekiştirmesi; tüm bunlar sembolik bir sistemin parçası. İşte bu görünmez dili mercek altına alan Şebnem Ekşib, Ceres Yayınları etiketiyle yayımlanan kitabında sayıların ve renklerin ardındaki kadim bilgiyi günümüzle buluşturuyor.

Kültürden ticarete uzanan sembolik güç

Sayılar ve renkler, insanlık tarihi boyunca yalnızca estetik ya da matematiksel unsurlar olarak değil; aynı zamanda kültürel ve psikolojik göstergeler olarak varlık gösterdi. Bir ürünün ambalaj tasarımından bina kat numaralarına, yas törenlerindeki kıyafet tercihlerinden kurumsal logolara kadar pek çok detay, bu sembolik dilin etkisiyle şekilleniyor.

Sevgililer Günü’nde 112’yi arayıp “Pasta Getirin” dedi, cezadan kurtulamadı
Sevgililer Günü’nde 112’yi arayıp “Pasta Getirin” dedi, cezadan kurtulamadı
İçeriği Görüntüle

Dijital çağda ise bu etki daha da belirginleşmiş durumda. Sosyal medya simgeleri, veri odaklı sistemler ve puanlama mekanizmaları, sayıların ve renklerin karar süreçlerindeki rolünü güçlendiriyor.

“Sayılar kimlik ve anlam üretiyor”

Sayıların yalnızca matematiksel değerler olmadığını vurgulayan Ekşib, her sayının bir anlam taşıdığına dikkat çekiyor. Örneğin, 3, 6 ve 9 sayılarının önemine sıkça değinen Nikola Tesla’ya atfedilen sözleri hatırlatan yazar, bu sayıların sırasıyla enerji, frekans ve titreşimi temsil ettiğini belirtiyor.

Ekşib’e göre sayılar, evrenin dili olarak okunabilir; doğru yorumlandığında bireye mesajlar sunar ve farkındalık kazandırır.

Renkler bilinçaltını harekete geçiriyor

Renklerin de yalnızca görsel tercihler olmadığını belirten Ekşib, kırmızının dinamizm ve hareketi, mavinin güveni, beyazın saflık ve başlangıç duygusunu temsil ettiğini ifade ediyor. Son dönemde altın renginin yeniden gündeme gelmesini ise ekonomik belirsizlik dönemlerinde güven arayışıyla ilişkilendiriyor.

Anadolu’daki “yastık altı altın” geleneğini örnek gösteren Ekşib, altının yüzyıllardır güvenin, gücün ve kalıcılığın sembolü olduğunu vurguluyor.

Dijital dünyada semboller daha görünür

Dijital çağda sembolik sistemin ortadan kalkmadığını, aksine daha görünür hâle geldiğini belirten yazar; sosyal medyadaki mavi tikin onayı, kırmızı bildirim simgesinin ise aciliyet duygusunu temsil ettiğini söylüyor.

Ekşib’e göre sayılar kararlarımızı çerçevelerken, renkler algımızı şekillendiriyor. Bu dili fark etmek ise hem bireysel tercihlerimizi hem de toplumsal yönelimleri daha bilinçli değerlendirmemize olanak tanıyor.

Kaynak: Bülten