Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından açıklanan takvime göre Ramazan ayı, 2026 yılında 19 Şubat Perşembe günü başlıyor. İlk oruç 19 Şubat’ta tutulacak. Ramazan ayı 19 Mart 2026 Perşembe günü sona erecek ve 20 Mart’ta Ramazan Bayramı idrak edilecek. Hicri takvimin miladi takvime göre yaklaşık 10–11 gün daha kısa olması nedeniyle Ramazan ayı her yıl biraz daha erken başlıyor. Bu nedenle Ramazan tarihleri yıldan yıla değişiklik gösteriyor.

Ramazan ayının önemi nedir?

Ramazan ayı, İslam dünyasında manevi derinliği en yüksek dönemlerden biri olarak kabul ediliyor. Oruç ibadetiyle birlikte bireyler sabır, irade ve nefis terbiyesini daha yoğun şekilde deneyimliyor. Ramazan, yalnızca aç kalmayı değil; paylaşmayı, yardımlaşmayı ve toplumsal dayanışmayı da beraberinde getiriyor. İftar sofraları aile bağlarını güçlendirirken, yapılan yardımlar ve sosyal destekler toplumdaki birlik ve beraberlik duygusunu pekiştiriyor. Bu yönüyle Ramazan, bireysel ibadetin ötesine geçerek toplumsal bir bilinç oluşturuyor.

ramazan ayı-2

Evin en çok elektrik harcayan cihazı belli oldu
Evin en çok elektrik harcayan cihazı belli oldu
İçeriği Görüntüle

Ramazan’a nasıl hazırlanmalı?

Ramazan’a hazırlık yalnızca mutfak alışkanlıklarıyla sınırlı değil. Uyku düzeni, beslenme alışkanlıkları ve günlük planlamalar da bu sürece dâhil ediliyor. Oruç süresince daha dengeli bir gün geçirmek için Ramazan öncesinde öğün saatlerini kademeli olarak düzenlemek ve gece beslenmesine alışmak fayda sağlıyor. Aynı zamanda artacak ibadet temposu için zihinsel hazırlık yapmak, Ramazan’ın manevi atmosferinin daha bilinçli yaşanmasına katkı sunuyor.

Sahurda nelere dikkat edilmeli?

Sahur, oruç sürecinin en önemli öğünlerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu öğünde tüketilen besinler gün boyu enerji seviyesini doğrudan etkiliyor. Uzun süre tok tutan, sindirimi kolay ve susuzluk hissini artırmayan gıdalar tercih edilmeli. Protein ve lif açısından zengin yiyecekler, sahurda tokluk süresini uzatıyor. Yumurta, yoğurt, peynir, tam tahıllı ekmekler ve lifli sebzeler bu açıdan öne çıkıyor. Aşırı tuzlu, yağlı ve şekerli gıdalardan kaçınmak gün içinde yaşanabilecek halsizlik ve susuzluğu azaltıyor. Yeterli miktarda su tüketimi de büyük önem taşıyor.

İftarda sağlıklı beslenme nasıl olmalı?

İftar, uzun süren açlığın ardından vücudun yeniden besinle buluştuğu an olduğu için kontrollü yapılmalı. İftara su ve hafif bir çorba ile başlamak sindirim sistemini yemeğe hazırlıyor. Ana öğünde protein, sebze ve karbonhidratın dengeli olduğu porsiyonlar tercih edilmeli. Ağır ve şerbetli tatlılar yerine meyve veya hafif tatlılar tüketilmesi, özellikle akşam saatlerinde sindirimi kolaylaştırıyor.

Kaynak: İz Gazete