Rahim ağzı (serviks) kanseri, erken evrede tespit edildiğinde önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olmasına rağmen, tarama programlarına yeterli katılım sağlanmaması nedeniyle hem dünyada hem de Türkiye’de kadın sağlığını tehdit etmeyi sürdürüyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, serviks kanseri kadınlarda en sık görülen dördüncü kanser türü olarak öne çıkıyor.
Her yıl dünya genelinde yaklaşık 660 bin kadına rahim ağzı kanseri tanısı konulurken, 350 bin kadın bu hastalık nedeniyle yaşamını yitiriyor. Türkiye’de ise yılda yaklaşık 2 bin 400 yeni vaka görülüyor ve bin 200 kadın hayatını kaybediyor.


Doç. Dr. Murat Yassa, bu kayıpların önemli bir bölümünün önlenebilir olduğuna dikkat çekerek, “Uzun süredir uygulanan tarama programlarına katılımın düşük olması, hastalığın erken evrede belirti vermemesi ve kadınların hekime geç başvurması, can kayıplarının başlıca nedenleri arasında yer alıyor” dedi.

Kadın Hastalıkları Doğum Uzmanı


HPV en büyük risk faktörü


Rahim ağzı kanserinin neredeyse tamamının HPV enfeksiyonu ile ilişkili olduğunu belirten Yassa, araştırmaların her 10 kadından 8’inin yaşamı boyunca en az bir kez HPV ile karşılaştığını ortaya koyduğunu söyledi. Cinsel yolla bulaşan virüsün çoğu zaman belirti vermeden yıllarca vücutta kalabildiğini aktaran Yassa, bazı yüksek riskli HPV tiplerinin zamanla kanser öncüsü hücresel değişimlere yol açabildiğini ifade etti.

Sessiz ilerliyor, önlenebiliyor: Serviks kanserinde kritik uyarı
Sessiz ilerliyor, önlenebiliyor: Serviks kanserinde kritik uyarı
İçeriği Görüntüle


Düzenli kontroller hayat kurtarıyor


Korunmanın ilk adımının düzenli jinekolojik muayene olduğunu vurgulayan Yassa, 21 yaşından itibaren kadınların herhangi bir şikâyeti olmasa bile yılda en az bir kez muayene olmaları gerektiğini söyledi. Pap smear testinin, rahim ağzındaki hücresel değişimleri erken dönemde tespit ederek hastalık ilerlemeden müdahale imkânı sunduğunu belirten Yassa, bu testin 21 yaşından itibaren üç yılda bir düzenli olarak yapılmasını önerdi.


HPV taraması erken riski ortaya koyuyor


HPV tarama testlerinin, kansere yol açabilen yüksek riskli HPV tiplerini belirlemede önemli rol oynadığını ifade eden Yassa, özellikle 30 yaş sonrası yapılan taramaların risk değerlendirmesinde son derece etkili olduğunu söyledi. HPV pozitifliğinin tek başına kanser anlamına gelmediğini vurgulayan Yassa, erken takip ve tedaviyle riskin büyük oranda kontrol altına alınabildiğini kaydetti.


HPV aşısı güçlü bir koruma sağlıyor


HPV aşısının, dünyada kansere karşı geliştirilen tek aşı olduğunu hatırlatan Yassa, ülkemizde uygulanan 9’lu HPV aşısının rahim ağzı kanserine yol açan yüksek riskli tiplere karşı geniş koruma sağladığını söyledi. Aşının ideal olarak 9–14 yaş aralığında yapılmasının önerildiğini belirten Yassa, 15 yaş ve üzerindeki kadın ve erkeklerde de güvenle uygulanabildiğini ifade etti.
Doç. Dr. Murat Yassa, “HPV aşısı, virüsle henüz karşılaşmamış bireylerde en yüksek koruyuculuğu sağlar. HPV pozitif olan kadınlarda da diğer tiplere karşı koruma sağlayabilir ve hastalığın ilerlemesini önleyebilir. Aşı kararı mutlaka uzman hekim değerlendirmesiyle verilmelidir” dedi.

Kaynak: İlkses Gazetesi