Rusya, kıtalararası balistik füze programı kapsamında geliştirdiği “Sarmat” sisteminde kritik bir test gerçekleştirdiğini duyurdu. NATO tarafından “Şeytan II” olarak adlandırılan füzenin testinin başarıyla tamamlandığı belirtilirken, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, füzenin yıl sonuna kadar savaş görevine hazır olacağını açıkladı. Açıklama, küresel savunma dengeleri açısından dikkatle takip edildi.
Sarmat füzesinin teknik kapasitesi dikkat çekiyor
Rusya’nın “Sarmat” adını verdiği kıtalararası balistik füzenin 35 bin kilometreden fazla menzile sahip olduğu ifade ediliyor. Füzenin aynı anda 16’ya kadar nükleer başlık taşıyabildiği ve bu yönüyle stratejik caydırıcılık kapasitesinin yüksek olduğu belirtiliyor. Uzman değerlendirmelerinde, sistemin hem yörünge altı manevra kabiliyeti hem de hassas hedefleme özellikleriyle öne çıktığı aktarılıyor. Putin, füzenin mevcut ve gelecekteki füze savunma sistemlerini aşabilecek yeteneklere sahip olduğunu söyledi. Bu özelliklerin, Sarmat’ı mevcut kıtalararası sistemler arasında en gelişmiş platformlardan biri haline getirdiği ifade ediliyor.

Putin: Savaş görevine yıl sonunda hazır olacak
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Sarmat füzesinin yıl sonuna kadar muharebe görevine alınacağını açıkladı. Putin, füzenin sadece klasik balistik yörüngeyle değil, farklı uçuş profilleriyle de hareket edebildiğini belirtti. Bu durumun, hedefe ulaşma kabiliyeti ve savunma sistemlerini aşma kapasitesini artırdığı ifade edildi. Açıklamalar, Rusya’nın stratejik caydırıcılık kapasitesini güçlendirme hedefinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Füzenin test sürecinin tamamlanması, askeri çevrelerde önemli bir gelişme olarak yorumlandı.

ABD ile karşılaştırma gündemde
Sarmat füzesinin özellikleri, ABD’nin “LGM-30 Minuteman” kıtalararası balistik füzesiyle de karşılaştırılıyor. ABD’nin söz konusu füzesinin yaklaşık 11 bin kilometre menzile sahip olduğu ve tek nükleer başlık taşıyabildiği belirtiliyor. Bu karşılaştırmalar, Rusya’nın yeni sisteminin daha yüksek kapasite sunduğu yönündeki değerlendirmeleri gündeme getiriyor. Uzmanlar, iki ülke arasındaki stratejik denge açısından bu tür sistemlerin önemine dikkat çekiyor. Gelişme, küresel güvenlik dengeleri açısından yakından izleniyor.





