İzmir’de hafta sonu etkili olan sağanak yağışların ardından gözler kentin içme suyu kaynaklarına çevrildi. İZSU verilerine göre İzmir’in en önemli su kaynağı olan Tahtalı Barajı’nın 1 Aralık 2025 itibarıyla doluluk oranı sadece yüzde 1,08 olarak ölçüldü. Kentteki düşük baraj seviyeleri endişe yaratırken, değerlendirme TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşardan geldi.
“Barajlar kova değildir, hemen dolmaz”
Prof. Dr. Yaşar, yağışların barajlara etkisinin zaman aldığını belirterek şu açıklamayı yaptı:
“Barajların dolum ayları Aralık’tır. Aralık’ta dolmaya başlar, Nisan sonuna kadar devam eder. Barajlar kova değildir; yoğun yağış alsa bile hemen dolmaz, uzun vadede dolar.”
Yaşar, Kutlu Aktaş Barajı’nın da yağışa rağmen yalnızca yüzde 0,9 seviyesine çıkabildiğini ifade etti.
“2026 yağışlı geçebilir, seller yılı olabilir”
Türkiye’nin iklim döngülerine atıfta bulunan Yaşar, 2026 için dikkat çeken bir uyarıda bulundu:
“2026’nın çok yağışlı bir yıl olma ihtimali yüksek. Seller yılı olabilir. 2007–2008 kuraklığının ardından 2009’da aşırı yağış olmuştu. Doğa kendini böyle dengeler.”
“Su kesintileri şart, 24 saat akmasının bir önemi yok”
İzmir’de devam eden su kesintilerinin zorunlu olduğunu belirten Yaşar, kesintilerin geç uygulanmasının krizi derinleştirdiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:
“Evlerde kesilen suyun önemi yok. Önemli olan kenarda su bulundurabilmek. Suyu kesmek zorundayız. 24 saat akacağına 5–6 saat aksın, bir farkı yok.”
Yaşar, İzmir’e verilen suyun önemli kısmının Manisa’dan geldiğini ve bu durumun bölgedeki tarımsal üretimi tehdit ettiğini de vurguladı.
Yeraltı sularında alarm: “Türkiye’nin en pahalı suyunu İzmir kullanıyor”
Prof. Yaşar, Tahtalı Barajı doluyken bile yıllarca yeraltından su çekilmeye devam edildiğini belirterek şunları aktardı:
-
Açılan kuyuların 300 metre derinliğe ulaştığını,
-
Bu nedenle İzmir’in Türkiye’nin en pahalı suyunu kullanan kentlerden biri haline geldiğini,
-
Ege’de yeraltı suyu tuzlanmasının başladığını,
-
Pamuk üretiminde ciddi düşüş yaşandığını
vurguladı.
“Türkiye’de su sorunu yok, su yönetimi sorunu var”
Sözlerinin sonunda su politikasına dair eleştirilerde bulunan Yaşar, tarımdaki yöntemlerin acilen değişmesi gerektiğini söyledi:
“Biz suyu kullanmayı bilmiyoruz. Hâlâ vahşi sulama yapılıyor. Modern tekniklerle yüzde 65 su tasarrufu mümkündür. Türkiye’de su sorunu yok; su yönetimi sorunu var.”




