Küresel piyasalar, ABD Merkez Bankası (Fed), Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankasının (BoJ) bu hafta açıklayacağı para politikası kararlarına odaklandı. Yükselen enerji fiyatları, Orta Doğu'daki gerilimler ve enflasyon görünümüne ilişkin belirsizlikler, merkez bankalarının faiz politikalarına yönelik beklentileri etkiliyor.

Fed'in faiz kararı 28 Ekim Çarşamba, ECB'nin kararı 29 Ekim Perşembe, BoJ'un kararı ise 30 Ekim Cuma günü açıklanacak. Piyasalarda üç bankanın da faizleri mevcut seviyelerinde tutması beklenirken, karar metinleri ve yetkililerin açıklamaları yakından izlenecek.

Brent petrol 109,58 dolara geriledi: Piyasalar Orta Doğu'ya odaklandı
Brent petrol 109,58 dolara geriledi: Piyasalar Orta Doğu'ya odaklandı
İçeriği Görüntüle

Fed'in enflasyon mesajları takip edilecek

Küresel finansal koşullar üzerinde önemli etkisi bulunan Fed'in faiz kararı, doların ve ABD tahvil getirilerinin yönü açısından belirleyici olacak. Bankanın enflasyon risklerine ilişkin değerlendirmeleri ve gelecek döneme yönelik para politikası mesajları da yatırımcıların gündeminde bulunuyor.

ABD'de enflasyonun yüksek seyretmesi, faiz indirimlerine ilişkin beklentileri sınırlarken faizlerin daha uzun süre yüksek tutulabileceği değerlendirmelerini güçlendiriyor. Analistler, Fed'in karar metninde enflasyon risklerine ve olası ilave sıkılaşma adımlarına ilişkin ifadelerin piyasalar tarafından yakından takip edileceğini belirtiyor.

ECB'nin kararında Fransa'nın borçlanma maliyetleri de gündemde

Avrupa Merkez Bankasının toplantısında Avro Bölgesi'ndeki enflasyon, ekonomik büyüme ve enerji fiyatlarının fiyat istikrarına etkileri öne çıkacak. ECB'nin faizleri sabit tutması beklenirken, Başkan Christine Lagarde'ın açıklamalarının gelecek dönemdeki para politikasına ilişkin ipuçları vermesi öngörülüyor.

Fransa'da artan kamu maliyesi endişeleri ve devlet tahvillerindeki satış baskısı da yakından izleniyor. Ülkede yükselen borçlanma maliyetlerinin diğer Avrupa ekonomilerine yayılma riski, ECB'nin değerlendirmelerinde önem taşıyor.

Fransa'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,07'ye yükselerek 2002'den bu yana en yüksek seviyesini gördü. Ülkenin 10 yıllık tahvil faizinin ABD'nin aynı vadeli tahvil faizini 2013'ten bu yana ilk kez aşması da piyasalarda dikkat çekti.

Öte yandan Almanya'da eylül ayı Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), aylık yüzde 1,9, yıllık yüzde 6,7 arttı. Beklentilerin üzerinde gerçekleşen artış, ülkede üretici fiyatlarındaki yükselişin hızlandığını ortaya koydu.

Japonya'da enflasyon faiz artışı beklentilerini güçlendiriyor

Japonya'da enerji fiyatlarındaki yükseliş, enflasyon görünümü üzerinde baskı oluşturuyor. Eylül ayında yıllık enflasyon yüzde 2,1 olarak gerçekleşirken çekirdek enflasyonun dokuz ay aradan sonra yeniden yüzde 2'nin üzerine çıkması, BoJ'un para politikasına ilişkin beklentileri etkiledi.

Piyasalarda Japonya Merkez Bankasının bu hafta faizleri sabit tutacağı, ancak aralık ayında faiz artırımına gidebileceği ihtimali değerlendiriliyor. Enflasyonun yanı sıra ücret artışları ve ekonomik aktivite de bankanın gelecek dönemdeki kararları açısından önem taşıyor.

Japonya'nın ihracatı eylülde yıllık yüzde 16,7 arttı ancak artış hızı ağustos ayına göre yavaşladı. Yarı iletkenlere ve yapay zekâ ürünlerine yönelik güçlü talep, ihracat artışını destekleyen unsurlar arasında yer aldı.

Enerji fiyatları küresel piyasaların yönünü etkileyebilir

Üç büyük merkez bankasının faiz kararlarının yanı sıra gelecek döneme ilişkin yönlendirmeleri de küresel piyasaların seyrinde etkili olacak. Enerji fiyatlarından kaynaklanan enflasyon risklerinin artması, faizlerin uzun süre yüksek kalacağı beklentisini güçlendirebilir.

Bu durumun tahvil getirileri üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabileceği, hisse senedi değerlemelerini ve küresel risk iştahını etkileyebileceği değerlendiriliyor. Yatırımcılar, merkez bankalarının açıklamalarında faizlerin gelecekteki seyrine ilişkin mesajları takip edecek.

Kaynak: Haber Merkezi