Proje alanında iş makinelerinin çalışmaya başlaması, uzun süredir belirsizlik yaşayan hak sahiplerini sevindirirken, bölge halkının tepkisini de yeniden gündeme taşıdı.
TOKİ tarafından 101/8 ve 101/9 ada parselleri üzerinde planlanan proje; 5 bin 11 konutun yanı sıra 7 ticaret merkezi, 3 okul, 3 cami, rekreasyon alanları ile altyapı ve çevre düzenleme çalışmalarını kapsıyor. Proje için hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporu İzmir Valiliği’ne sunulmuş, süreç sonunda “ÇED Olumlu” kararı verilerek projenin önü açılmıştı.
Sit kararı tartışmaları alevlendirdi
Ancak proje süreci devam ederken 20 Ocak 2026 tarihli Resmi Gazete’de, proje alanlarından 101/9 ada parselin “1. Derece Arkeolojik Sit Alanı” olarak tescillendiği duyuruldu. Bu gelişme, TOKİ projesinin nasıl ilerleyeceği konusunda soru işaretlerine yol açtı. Sit alanı kararının ardından inşaatın durdurulup durdurulmayacağı tartışılırken, sahada kepçelerin çalışmaya başlaması dikkat çekti.
Köylüler tepkili, hak sahipleri umutlu
TOKİ projesi ilk açıklandığında Doğa Mahallesi sakinleri, bölgenin tarım, hayvancılık ve tarihi değerler açısından büyük öneme sahip olduğunu belirterek projeye karşı çıkmıştı. Köylüler, konut projesinin hem doğal yapıya hem de kültürel mirasa zarar vereceğini savunuyor.
Öte yandan projeyi yakından takip eden sosyal konut hak sahipleri ise gelişmeleri olumlu karşılıyor. 2022 yılında başlatılan “İlk Evim” projesi kapsamında başlangıçta Bayraklı-Merkez olarak açıklanan konutların, yer bulunamadığı gerekçesiyle Menemen’e taşındığını belirten hak sahipleri, yaklaşık 4 yıldır beklediklerini ve sürecin artık başlamasını istediklerini dile getiriyor.
“500 bin sosyal konut” kapsamında birleştirildi
AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı da daha önce yaptığı açıklamalarda, Bayraklı için başvuru yapan hak sahiplerinin mağdur edilmeyeceğini, projenin 500 bin sosyal konut projesi kapsamında birleştirildiğini ve uygun alanın Menemen’de bulunduğunu ifade etmişti.
İnşaat çalışmalarının başlaması, uzun süredir beklenti içinde olan hak sahiplerini sevindirirken, arkeolojik sit alanı kararıyla birlikte projenin hukuki ve idari sürecinin nasıl ilerleyeceği merak konusu olmaya devam ediyor.




