Türkiye, “Atatürk” isminin ticari bir meta haline getirilemeyeceğini savunarak, Avrupa Birliği İç Pazarda Uyumlaştırma Ofisi’ne (OHIM) iptal davası açtı. Türkiye’nin başvurusunda, Mustafa Kemal Atatürk’ün isminin milli bir değer olduğu ve ticari marka olarak kullanılamayacağı ileri sürüldü.

Kız kardeşinin dahi kullanamadığı bir isim

Türkiye’nin savunmasında önemli bir vurgu Soyadı Kanunu oldu. Mahkemeye sunulan kanaatte, “2524 sayılı Kanun gereği bu soyadı Türkiye’de bizzat Atatürk’ün kız kardeşi tarafından bile kullanılamadı. Bu isim sadece bir lidere aittir.” denildi. Türkiye, bu tarihsel ve hukuki durumu, ismin tescil edilemezliğinin bir kanıtı olarak sundu.

AB Marka Yasalarının farklı yorumu

Ancak Avrupa Birliği’nin marka mevzuatı farklı bir yaklaşım benimsedi. AB hukukuna göre, ünlü şahsiyet isimleri daha önce tescillenmemişse ve ilgili coğrafi bölgede (AB içinde) serbestçe dolaşıma sahipse, marka olarak tescil edilebiliyor. OHIM’in kararı da bu çerçevedeki yorumdan kaynaklandı.

Mahkemeyi ikna eden kanıt: “Türkiye’de zaten ticari bir isim!”

Girişimcinin avukatları mahkemeye Türkiye’den çarpıcı kanıtlar sundu:

Atatürk Orman Çiftliği ürünleri,

Kapalıçarşı’daki üzerinde “Atatürk” yazan hediyelik eşya ve giysiler gibi ürünler.

Avukatlar, “Bakın, Türkiye’de bu isim zaten ticari ürünlerde kullanılıyor” iddiasıyla OHIM’i ikna etmeyi başardı.

5 yıl kuralı ve “Romano Prodi” örneği

OHIM, dava sonucunda Türkiye’yi haksız bularak markanın tescilini girişimci lehine onadı. Buna göre, söz konusu marka hakkı sahibine verilmiş oldu. Ancak marka hukukunda bilinen bir kural gereği bu tescil nihai değil:

Trump’tan Fed mesajı: Benimle aynı fikirde olmayan Fed Başkanı olamaz
Trump’tan Fed mesajı: Benimle aynı fikirde olmayan Fed Başkanı olamaz
İçeriği Görüntüle

Eğer marka sahibi bu markayı aralıksız olarak 5 yıl boyunca kullanmazsa, marka hakkı iptal edilebilir.

Bu durum, pratikte markanın sadece tescil edilmiş olmasıyla yetinmeyen “kullanım” şartını gündeme getiriyor.

Benzer bir vaka daha önce yaşanmıştı: Türkiye, İtalyan Başbakanı Romano Prodi ismini marka olarak tescillemişti. O olayda da benzer tartışmalar gündeme gelmiş, isimlerin marka olarak korunup korunamayacağı genişçe değerlendirilmişti.

Kaynak: Hürriyet