Aydın’ın Kuşadası ilçesinde son günlerde etkili olan sağanak yağış ve kuvvetli fırtına, yalnızca günlük yaşamı değil, kentin binlerce yıllık tarihini de doğrudan etkiledi. Kadıkalesi Mahallesi sahil şeridinde, sel sularının plajdaki kumları denize sürüklemesiyle birlikte tarihi Anaia Höyüğü’nün güney cephesinde yer alan yapı kalıntıları ortaya çıktı.
Yağışlar sırasında cadde ve sokaklarda biriken suların sahil bandına yönelmesi, bölgede uzun süredir kum tabakası altında kalan arkeolojik dokunun açığa çıkmasına neden oldu. Ortaya çıkan kalıntılar, höyüğün güney cephesinde yer alan duvar izleri ve mimari unsurlarla birlikte dikkat çekici bir bütün oluşturdu.
Kumlar çekildi, mimari izler belirdi
Sel sularının etkisiyle sahil boyunca yaşanan doğal aşınma, Anaia Höyüğü çevresindeki tarihi dokunun belirginleşmesini sağladı. Daha önce gözle görülmeyen duvar kalıntıları ve yapı izleri, yağışların ardından net biçimde ortaya çıktı.
Uzmanlar, bu tür doğal açılmaların arkeolojik alanlar açısından önemli ipuçları sunduğunu ancak kontrolsüz şekilde açığa çıkmasının kalıntılar için ciddi riskler barındırdığını ifade ediyor. Özellikle yaz aylarında yoğun insan hareketliliğinin yaşandığı sahil bandında bulunan bu yapıların korunması gerektiği vurgulanıyor.
Mezar duvarlarına rastlandı
Bölgede incelemelerde bulunan Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) gönüllüleri, ortaya çıkan kalıntılar arasında dikkat çekici bir yapıya ait izler tespit etti. EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, yapılan gözlemler sırasında nüfuzlu bir kişiye ait olduğu değerlendirilen bir mezarın duvar kalıntılarına ulaşıldığını açıkladı.
Sürücü, “Kıyıdaki kalıntılar arasında mimari özellikleri itibarıyla sıradan olmadığı anlaşılan bir mezarın duvar izlerine rastladık. Bu durum, Anaia Höyüğü’nün yalnızca bir yerleşim alanı değil, aynı zamanda önemli bir gömü alanı olduğunu da gösteriyor” dedi.
“Kuşadası’nın en önemli kültür hazinelerinden biri”
Anaia Höyüğü’nün Kuşadası’nın kültürel mirası açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Sürücü, son dönemdeki hava koşullarının benzer keşifleri beraberinde getirdiğini belirtti. Geçtiğimiz ay lodosun etkisiyle aynı bölgede şapel ve mezar kalıntılarının da ortaya çıktığını hatırlatan Sürücü, o dönemde mezar içlerinde kemiklerin dahi görülebildiğini söyledi.
Ortaya çıkan kalıntılar için acil koruma çağrısında bulunan Sürücü, “Tarihi Anaia Höyüğü, Kuşadası’nın kültür varlıkları açısından en önemli hazinelerinden biri. Ancak bu alan hem doğal aşınmaya hem de kontrolsüz insan temasına açık. Gerekli önlemler alınmazsa geri dönüşü olmayan tahribatlar yaşanabilir” ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, bölgede yaşanan bu tür doğal açılmaların bilimsel kazı ve kalıcı koruma çalışmalarıyla desteklenmemesi halinde, tarihi miras açısından ciddi tehdit oluşturduğunu dile getiriyor.