Bugüne kadar yapılan çok sayıda bilimsel araştırma, aşırıya kaçılmadığı sürece düzenli kahve tüketiminin sağlık üzerinde olumlu etkileri olduğunu ortaya koymuştu. Kahvede bulunan polifenoller ve flavonoidler gibi bileşenlerin güçlü antioksidan ve antiinflamatuar özellik göstererek hücreleri hasar ve yaşlanmaya karşı koruduğu biliniyor.
Araştırmalar, düzenli kahve tüketen kişilerde metabolik hastalıklar, bazı kanser türleri, Parkinson hastalığı, demans ve kalp-damar hastalıklarının görülme riskinin daha düşük olduğunu gösteriyordu. Ancak bilim insanları, kahvenin bu koruyucu etkilerini tam olarak hangi mekanizma üzerinden sağladığını bugüne kadar net biçimde açıklayamamıştı.
Yeni araştırma NR4A1 proteinini işaret ediyor
Independent'ın aktardığına göre, hakemli bilimsel dergi Nutrients'ta yayımlanan yeni araştırma, kahvenin etkisinin NR4A1 adlı reseptör proteini üzerinden gerçekleşebileceğini ortaya koydu.
Araştırmanın yazarlarından Stephen Safe, kahve bileşiklerinin vücudu stresin neden olduğu hasardan korumada görev alan bu reseptörle etkileşime girdiğini belirterek, "Bu etkilerin bir kısmının, kahve bileşiklerinin vücudu stresin yol açtığı hasardan korumada rol oynayan bu reseptörle nasıl etkileşime girdiğiyle bağlantılı olabileceğini gösterdik." ifadelerini kullandı.
Bilim insanlarına göre NR4A1 proteini; iltihaplanma, metabolizma, doku onarımı ve hücresel stres yanıtı gibi birçok önemli biyolojik süreçte görev alıyor. Bu nedenle yaşa bağlı hastalıklarla da yakından ilişkili olduğu değerlendiriliyor.
Hücresel hasarı Azaltabilir, daha fazla araştırma gerekiyor
Araştırmacılar, vücutta herhangi bir doku zarar gördüğünde NR4A1 reseptörünün hasarı azaltmak için devreye girdiğini belirtiyor. Kahvede bulunan çeşitli kimyasal bileşenlerin ise bu reseptöre bağlanarak aktivitesini etkilediği ifade ediliyor.
Laboratuvar ortamında yapılan çalışmalar, söz konusu bileşiklerin hücresel hasarı azaltabildiğini ve kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlatabildiğini gösterdi.
Araştırma ekibi, kahvenin sağlık üzerindeki olumlu etkilerinin en azından bir bölümünün NR4A1 reseptörü üzerindeki bu etkileşimden kaynaklanabileceğini vurgularken, kahvenin faydalarının yalnızca bu mekanizmayla sınırlı olmayabileceğinin de altını çizdi. Bilim insanları, kahvenin sağlık üzerindeki etkilerini daha ayrıntılı ortaya koyabilmek için yeni çalışmalara ihtiyaç duyulduğunu belirtti.