Bu durum, istihdam politikaları ve sosyal dinamiklerin kadınları çalışma hayatına daha fazla dahil etme çabalarının önünde ciddi engeller bulunduğunu ortaya koyuyor.
Resmî veriler ve uluslararası raporlar, Türkiye’de kadınların işgücüne katılımının 2023’te yaklaşık %35,8 olarak gerçekleştiğini gösteriyor. Bu oran erkeklerle kıyaslandığında ciddi bir farkı yansıtıyor; erkeklerdeki işgücüne katılım oranı çok daha yüksek seviyelerde seyrediyor. Ayrıca OECD ülkelerinde kadınların işgücüne katılım oranı ortalama yüzde 60 civarında bulunurken, Türkiye bu ortalamanın oldukça altında kalıyor.
Son yıllarda artış yavaşladı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri ve OECD analizleri, uzun vadede artış eğilimi olmasına rağmen son dönemde artış hızının yavaşladığını gösteriyor. Türkiye’nin kadın işgücüne katılım oranı 2013–2023 döneminde bir miktar yükselmiş (örneğin 2013’te yaklaşık %33,8’den 2023’te %40 civarına kadar), ancak bu artış düzeyinin OECD ülkelerine göre daha sınırlı kaldığı belirtiliyor. Ayrıca kadınların azınlığının istihdam fırsatına eriştiği ve istihdam edilen kadınların çoğunlukla düşük ücretli veya esnek olmayan işlerde yer aldığı vurgulanıyor.
Küresel ve bölgesel karşılaştırma
Küresel ölçekte kadınların işgücüne katılım oranı yaklaşık %50 civarında bulunurken, Avrupa Birliği ülkelerinde bu oran daha da yüksek düzeylere, ortalama %70’in üzerine çıkıyor. Bu fark, Türkiye’nin hem kadınların katılım oranında hem de işgücü piyasasındaki cinsiyet eşitsizliği konusunda diğer bölge ülkelerine göre geride kaldığını gösteriyor.
Engeller devam ediyor
Uzmanlara göre Türkiye’de kadınların işgücüne katılımının önündeki engeller sadece istihdama erişimle sınırlı değil, kariyer ilerlemesini de etkiliyor. Kadınlar, çoğu zaman ev içi bakım, çocuk bakımı ve aile sorumluluklarını erkeklere göre daha fazla üstleniyor; bu da çalışma hayatına devam etmelerini zorlaştırıyor. Ayrıca bakım hizmetlerine erişimin sınırlı olması, esnek ve güvenceli çalışma modellerinin yetersizliği, terfi ve ücret eşitsizlikleri gibi yapısal sorunlar kadınların istihdamda yükselmesini engelliyor.
TÜİK ve OECD verilerine göre, kadınların ortalama kazançları erkeklere göre daha düşük seviyelerde seyrediyor. Bu gelir farkı da kadınların işgücüne katılımında caydırıcı bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Kalıcı ilerleme için öneriler
Uzmanlar, kalıcı bir ilerleme için yapısal reformların hayata geçirilmesi gerektiğini belirtiyor. Buna göre bakım altyapısının güçlendirilmesi, ücret şeffaflığının artırılması, eşit terfi sistemlerinin yaygınlaştırılması ve kadınların yönetim kademelerinde daha fazla temsil edilmesi gibi politikalar önem taşıyor.




