İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin İZOTAŞ’ın 967 milyon TL borcu bulunduğu yönündeki açıklamasına İZOTAŞ’tan tepki geldi. İZOTAŞ Hukuk Müşaviri Mehmet Dinçer, söz konusu tutarın hukuken kesinleşmiş bir borç olmadığını belirterek, açıklanan rakamın önemli bölümünün yargıya taşınan ecrimisil tahakkuklarından oluştuğunu söyledi.

Dinçer, ihtilaflı tutarların kesinleşmiş kamu alacağı ve tartışmasız şirket borcu gibi sunulmasının doğru olmadığını ifade etti.

“Cironun üzerinde ecrimisil olur mu?”

İZOTAŞ’ın mali verilerine ilişkin bilgiler paylaşan Dinçer, şirketin 2024 yılında 252 milyon 972 bin TL brüt ciro ve 49 milyon 685 bin TL dönem kârı elde ettiğini belirtti.

Dinçer, aynı yıl için İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 305 milyon 94 bin TL ecrimisil tahakkuk ettirildiğini, sözleşmeye göre ise belediyeye ödenmesi gereken bedelin 33 milyon 635 bin TL olduğunu söyledi.

2025 yılında İZOTAŞ’ın brüt cirosunun 382 milyon 185 bin TL, dönem kârının ise 99 milyon 30 bin TL olduğunu aktaran Dinçer, belediyenin aynı yıl için 508 milyon 591 bin TL ecrimisil tahakkuk ettirdiğini belirtti.

Karşıyaka’da yaya köprüsünde sona gelindi: 10 dakikalık yol 1 dakikaya inecek
Karşıyaka’da yaya köprüsünde sona gelindi: 10 dakikalık yol 1 dakikaya inecek
İçeriği Görüntüle

Dinçer, sözleşmeye göre 2025 yılı için ödenmesi gereken tutarın 54 milyon 41 bin TL olduğunu ifade ederek, “Cironun da üzerinde bir ecrimisilin neden dava konusu olduğu çok açık şekilde ortada” dedi.

İZOTAŞ Hukuk Müşaviri Dinçer ayrıca sözleşme kapsamında şirketin yaklaşık 75 milyon TL'lik borcunun da Büyükşehir Belediyesi tarafından tahsil edildiğini söyledi.

“İZOTAŞ’ın çalışması engelleniyor”

Belediyenin haciz işlemlerinin otogarın işleyişini aksatmadığı yönündeki açıklamasına da yanıt veren Dinçer, İZOTAŞ’ın günlük gelirlerine yönelik haciz işlemlerinin yanı sıra işletme faaliyetlerinde kullanılan taşınırların da haczedilmesinin şirketin çalışma kapasitesini etkilediğini savundu.

Dinçer, seferlerin tamamen durmamış olmasının ulaşım hizmetlerinin ilerleyen süreçte aksamayacağı anlamına gelmediğini belirterek, mali kaynakları ve işletme araçları haczedilen bir yapının 24 saat kesintisiz hizmet vermesinin nasıl sürdürüleceğinin açıklanması gerektiğini söyledi.

İZOTAŞ’tan “müzakere” çağrısı

Haciz uygulamalarının yalnızca İZOTAŞ’ı değil, otobüs firmalarını, terminal esnafını, çalışanları, kargo işletmelerini ve yolcuları da etkilediğini belirten Dinçer, mağduriyetin otobüs seferlerinin tamamen durmasıyla başlamayacağını ifade etti.

İZOTAŞ’ın kamu alacaklarının hukuki yollarla tahsil edilmesine karşı olmadığını vurgulayan Dinçer, itirazlarının ihtilaflı tutarların kesinleşmiş borç gibi sunulmasına ve hizmetin devamını tehlikeye düşürebilecek uygulamalara yönelik olduğunu söyledi.

Dinçer, İzmir’de ihtilaflı rakamlar üzerinden borçlu algısı oluşturmak yerine hukuki denetime, şeffaflığa ve ölçülülüğe dayalı bir çözüm üretilmesi gerektiğini belirterek sürecin ulaşım hizmetini, esnafı ve çalışanları koruyacak şekilde müzakereyle yürütülmesi çağrısında bulundu.

Kaynak: Bülten