Özellikle Aliağa, Bergama, Dikili ve Kınık ilçelerini kapsayan kuzey hattı; sanayi, tarım ve lojistik avantajlarıyla yatırımcıların odağı haline geldi.

İstanbul-İzmir Otoyolu ve 1915 Çanakkale Köprüsü bağlantılarıyla güçlenen ulaşım ağı, bölgeyi hem iç pazara hem de yurt dışına erişim açısından stratejik bir noktaya taşıdı. Aliağa’daki liman kapasitesinin artması da deniz ticaretinde önemli kolaylık sağlarken, kara ve deniz yollarının birlikte etkin kullanımı kuzey hattını dış ticaret için cazip kılıyor.

Batı Anadolu Serbest Bölgesi’nin devreye girmesiyle birlikte ihracat odaklı firmaların bölgeye ilgisi artarken, Dikili ve Kınık’ta kurulan tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgeleri de üretimde katma değeri yükseltmeyi hedefliyor. Tarım ve sanayinin entegre şekilde geliştiği bu model, bölge ekonomisine yeni bir ivme kazandırıyor.

Kuzey İzmir’deki yatırımların önümüzdeki yıllarda istihdamı ciddi oranda artıracağını öngörülüyor. Serbest bölgede istihdamın kısa vadede bin kişiye, orta vadede ise 15 bin kişiye ulaşması beklenirken; Dikili’deki sera organize sanayi bölgesinde yaklaşık 3 bin 500 kişiye iş imkânı sağlanması planlanıyor. Kınık’taki tıbbi ve aromatik bitkilere yönelik organize sanayi bölgesinin ise yaklaşık 5 bin kişilik istihdam yaratacağı ifade ediliyor.

İzmir’de su krizi için ortak uyarı: “Su tüm canlıların ortak hakkıdır”
İzmir’de su krizi için ortak uyarı: “Su tüm canlıların ortak hakkıdır”
İçeriği Görüntüle

Bölgedeki projelerin tamamlanmasıyla birlikte üretim, ihracat ve istihdam alanlarında önemli bir merkez haline gelmesi beklenen kuzey İzmir hattı, kentin ekonomik gelişiminde yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Uzmanlara göre, sanayileşmenin yoğunlaştığı güney aksına alternatif olarak gelişen bu yeni rota, önümüzdeki yıllarda İzmir’in büyüme dinamiklerini belirleyecek en önemli bölgelerden biri olacak.

Kaynak: İzgazete