1980’lerde Türkiye turizminden aldığı pay yaklaşık yüzde 10 olan İzmir, 1990’lardan itibaren düşüşe geçti ve günümüzde bu oran yaklaşık yüzde 3’e geriledi. Antalya ve İstanbul’un payları ise tırmanışa geçmiş durumda: Antalya yüzde 30’lara, İstanbul ise yüzde 28–33 bandına yükseldi. 2019’da yaklaşık 1,2 milyon yabancı turist ağırlayan İzmir, 2025’te ise 1 milyon 721 bin ziyaretçiyi ağırlayabildi.
Belirsiz planlama yatırımı engelliyor
Eski İzmir İl Turizm Müdürü Abdülaziz Ediz, bu tabloyu şehrin yapısal planlama eksikliklerine bağlıyor. Ediz, Çeşme Turizm Merkezi Projesi’nin açılan dava sonucu iptal edilmesinin yarattığı belirsizliğe dikkat çekerek, “Sanayi ve üretimde organize sanayi bölgeleri nasıl planlı gelişimi sağlıyorsa, turizmde de benzer bir modele ihtiyaç var. Çerçevesi net, yatırımcının önünü görebildiği bir yapı oluşturulamadı. Bu belirsizlik, yatırım kararlarını öteliyor” dedi.
İnciraltı turizm açısından fırsatı kaçırıyor
Ediz, İzmir’in alternatif turizm alanlarındaki potansiyelin de yeterince değerlendirilemediğini vurguluyor. Özellikle İnciraltı bölgesinin sağlık ve termal turizm açısından büyük bir avantaja sahip olduğunu belirten Ediz, yıllardır planlama süreçleri ve hukuki tartışmalar nedeniyle yatırımın hayata geçirilemediğini söyledi. Benzer sorunlar Seferihisar – Ürkmez sahil hattı için de geçerli. Ediz, “Sağlık turizmi dünya genelinde hızla büyüyor. İzmir doğal avantajlara sahip, ama planlar netleşmediği için yatırımcı bekliyor. Bu da şehrin sıçrama yapmasını geciktiriyor” ifadelerini kullandı.




