95. İzmir Enternasyonal Fuarı’nda gastronomi şöleni: Gıda Alanı ziyaretçilerden tam not aldı
95. İzmir Enternasyonal Fuarı’nda gastronomi şöleni: Gıda Alanı ziyaretçilerden tam not aldı
İçeriği Görüntüle

Yeni eğitim öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala İzmir’de öğrenciler ve veliler için eğitim masrafları yeniden gündemin ilk sıralarına taşındı.

Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) İzmir Şube Başkanı Necati Kalafat, kentteki eğitim sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kalafat, özellikle kamu okullarında yaşandığını öne sürdüğü sorunların ekonomik yükünün giderek velilerin üzerine bırakıldığını savundu.Necati 1

Kalafat’tan “30-40 bin liralık bağış” iddiası

Kalafat’ın açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri, bazı okullarda velilerden “bağış” adı altında yüksek miktarlarda para istendiği iddiası oldu.

Veli-Der’e bu konuda çok sayıda şikâyet ulaştığını öne süren Kalafat, bazı okullarda kayıt döneminde 30-40 bin liradan başlayan rakamların konuşulduğunu iddia etti.

Okulların ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla devlet tarafından yeterli kaynak aktarılmadığının gerekçe gösterildiğini öne süren Kalafat, bu durumun özellikle dar gelirli aileler açısından ciddi bir ekonomik baskı oluşturduğunu savundu.

Birden fazla çocuğu eğitim gören ailelerin daha büyük bir yükle karşı karşıya kaldığını belirten Kalafat, üç veya dört öğrencisi bulunan ailelerin yalnızca okul giderleri nedeniyle önemli miktarda harcama yapmak zorunda kaldığını öne sürdü.

Kalafat, söz konusu uygulamaların kamusal eğitim anlayışını zedelediğini savunarak yaşanan tabloyu “gizli özelleştirme” olarak nitelendirdi.

“Okulların birleştirilmesi yoğunluğu artırıyor” iddiası

İzmir’de depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle yıkılan okulların ardından öğrencilerin farklı eğitim kurumlarına yönlendirilmesi de Kalafat’ın gündeme getirdiği konular arasında yer aldı.

Kentte çok sayıda okulun birleştirildiğini öne süren Kalafat, bu durumun bazı okullarda öğrenci yoğunluğunu artırdığını iddia etti.

Kalafat, bazı öğrencilerin sabahın erken saatlerinde, bazılarının ise öğleden sonra derslere başladığını belirterek, öğrencilerin özellikle kış aylarında karanlıkta okula gidip gelmek zorunda kalabileceğini savundu.

Bu durumun eğitim koşullarını olumsuz etkileyebileceğini öne süren Kalafat, okul binalarının yanı sıra temizlik ve güvenlik hizmetlerinde de sorunlar yaşandığını iddia etti.

Okullarda personel sıkıntısı yaşandığı öne sürüldü

Kalafat, okullarda temizlik ve güvenlik personeli konusunda da ciddi eksiklik bulunduğunu öne sürdü.

Türkiye İş Kurumu üzerinden yürütülen geçici istihdam programlarıyla personel ihtiyacının karşılanmaya çalışıldığını belirten Kalafat, bu uygulamaların kalıcı bir çözüm olmadığını savundu.

Geçici çalışanların düşük ücretlerle görev yaptığını iddia eden Kalafat, okulların sürekli ve yeterli yardımcı hizmet personeline ihtiyaç duyduğunu ifade etti.

Öğretmenler için “norm fazlası” iddiası

Kalafat, eğitim sistemindeki sorunların öğrenciler ve velilerle sınırlı olmadığını, öğretmenlerin de ekonomik ve mesleki açıdan çeşitli sıkıntılar yaşadığını öne sürdü.

Öğretmenlerin gelirlerinin yaşam maliyetleri karşısında yetersiz kaldığını savunan Kalafat, İzmir’de tayin ve yer değiştirme süreçlerinde de sorunlar bulunduğunu iddia etti.

Kalafat ayrıca bazı öğretmenlerin görev yaptıkları okullarda “norm fazlası” olma kaygısı yaşadığını öne sürdü.

Kıyafet ve kırtasiye de aile bütçesini zorluyor

Yeni eğitim yılı öncesinde velilerin karşı karşıya kaldığı giderlerin kayıt işlemleriyle sınırlı olmadığını belirten Kalafat, okul kıyafetleri, kırtasiye ürünleri ve servis ücretlerinin de aile bütçesine ek yük getirdiğini savundu.

Özellikle birden fazla çocuğu bulunan ailelerin eğitim harcamalarının daha yüksek seviyelere çıktığını öne süren Kalafat, bazı ailelerin bu giderleri karşılamakta zorlandığını iddia etti.

Kalafat, ekonomik sorunların öğrencilerin eğitimden uzaklaşmasına neden olabileceği konusunda da uyarıda bulundu.

MESEM’lere ilişkin “çocuk işçiliği” eleştirisi

Kalafat’ın gündeme getirdiği bir diğer konu ise Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) oldu.

MESEM’lerin yaygınlaşmasını eleştiren Kalafat, öğrencilerin eğitim sürecinin yanı sıra iş yerlerinde çalıştırıldığını ve bunun çocuk işçiliği sorununu büyütebileceğini savundu.

15 yaşındaki öğrencilerin haftanın önemli bölümünü iş yerlerinde geçirdiğini öne süren Kalafat, bu sistemin öğrencilerin ucuz iş gücü olarak kullanılmasına yol açabileceğini iddia etti.

“Adresine çıkan okul için zorunlu bağış istenemez” dedi

Velilerin kayıt döneminde en çok merak ettiği konulardan biri olan bağış talepleri konusunda da açıklama yapan Kalafat, adres sistemine göre öğrencinin yerleştiği okulda kayıt işleminin zorunlu bir ödeme şartına bağlanamayacağını savundu.

Kalafat, bazı velilerden bu yönde ödeme istendiği iddiasıyla karşılaşılması halinde velilerin ödeme yapmak zorunda olmadığını öne sürdü.

Velilere, kendilerinden zorunlu ödeme talep edilmesi halinde bunu karşılayamayacaklarını açıkça ifade etmeleri çağrısında bulunan Kalafat, kayıt yapılmaması yönünde baskı veya tehdit ile karşılaşan velilerin Veli-Der’e ulaşabileceğini söyledi.

Kalafat, derneğin bu tür şikâyetleri takip ettiğini ve okullarla yapılan görüşmeler sonucunda bazı sorunların çözüme kavuşturulduğunu da öne sürdü.

İddialar yeni eğitim yılı öncesi gündemde

İzmir’de yeni eğitim öğretim yılı öncesinde Veli-Der tarafından gündeme getirilen iddialar; okul kayıtları, bağış talepleri, okul yoğunluğu, personel eksikliği ve artan eğitim giderleri başlıklarında toplanıyor.

Necati Kalafat’ın açıklamaları, yeni eğitim döneminde velilerin ekonomik yükünün yanı sıra öğrencilerin eğitim koşullarına ilişkin tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı.

Kalafat’ın dile getirdiği 30-40 bin liralık bağış talepleri ve diğer sorunlara ilişkin iddiaların hangi okullarda yaşandığına dair ise açıklamada okul isimleri veya somut belge paylaşılmadı.

Kaynak: İz Gazete