İzmir Büyükşehir Belediyesi, kenti depreme karşı daha dirençli hale getirmek amacıyla yürüttüğü mikrobölgeleme çalışmalarında yeni aşamaya geçti. Bornova ve Karşıyaka’da toplam yaklaşık 9 bin hektarlık alandaki çalışmaların ardından Konak ve Bayraklı’da da incelemeler başlatılırken, iki ilçede yaklaşık 4 bin hektarlık alanın zemin yapısının ayrıntılı şekilde ortaya çıkarılması hedefleniyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı ile Egeşehir Yapı Planlama Müşavirlik Şirketi tarafından yürütülen çalışma kapsamında Bayraklı’da 130, Konak’ta ise 170 sondaj noktası belirlendi. Çalışmaların tamamlanmasıyla Bornova, Karşıyaka, Konak ve Bayraklı’da toplam yaklaşık 13 bin hektarlık alanın zemin özellikleri ayrıntılı şekilde belirlenmiş olacak.
Zeminin yapısı sondajlarla inceleniyor
Konak’taki çalışmalarda Göztepe Parkı’nda sondaj işlemine başlanırken, farklı derinliklerden alınacak numunelerle zeminin özelliklerinin ortaya çıkarılması amaçlanıyor. Jeoloji mühendisi Ercüment Aysert, bölgede yaklaşık 50 metre derinliğinde planlanan sondajların alüvyon ve zayıf zemin özelliklerinin belirlenmesinde kullanılacağını, daha derin ve yaklaşık 400 metreye ulaşan sondajlarla ise ana kaya derinliği ile basen yapısının ortaya çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi. Sondajlardan alınan numuneler laboratuvarlarda incelenerek zeminin sınıfı, dayanımı ve mühendislik açısından gerekli diğer parametreleri belirlenecek. Elde edilen verilerle deprem sırasında zeminden kaynaklanabilecek etkilerin önceden ortaya konulması ve yapılaşmanın bu veriler doğrultusunda yönlendirilmesi amaçlanıyor.

“Ne tür yapıların yapılacağına karar verilecek”
Egeşehir Yapı Planlama Müşavirlik Şirketi’nde görev yapan jeoloji mühendisi Kıvanç Maden, yapıların üzerinde bulunduğu zemine uygun şekilde tasarlanmasının yapı güvenliği açısından temel unsurlardan biri olduğunu belirtti. Maden, zemin özelliklerinin ayrıntılı şekilde belirlenerek mikrobölgeleme çalışmaları aracılığıyla imar planlarına aktarılması gerektiğini ifade etti. Çalışmaların ulusal ve uluslararası standartlara uygun yöntemlerle sürdürüldüğünü belirten Maden, yaklaşık 4 bin hektarlık alanda inceleme yapıldığını söyledi. Maden, bu çalışmaların ardından hangi yapı türlerinin uygulanacağı ve hangi önlemlerin alınacağı konusunda planlama yapılacağını belirterek, “Çalışmalarımızın amacı zeminlerimizin özelliklerinin ayrıntılı olarak belirlenmesi. Bu çalışmalardan sonra ne tür yapıların yapılacağına ve ne tür önlemlerin alınacağına karar verilecek” dedi.
Veriler İzmir’in geleceğine yön verecek
Mikrobölgeleme çalışmalarıyla elde edilecek veriler, yalnızca mevcut zeminin özelliklerini belirlemekle sınırlı kalmayacak. Bornova, Karşıyaka, Konak ve Bayraklı’daki çalışmaların tamamlanmasıyla yaklaşık 13 bin hektarlık alanın zemin yapısına ilişkin ayrıntılı bir veri tabanı oluşturulması ve bu verilerin kentin gelecekteki imar ve yapılaşma kararlarında kullanılması planlanıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bilimsel veriler üzerinden yürütülen bu çalışmalarla deprem risklerinin önceden ortaya çıkarılmasını, zemin özelliklerinin yapılaşma kararlarına doğrudan yansıtılmasını ve kentin afetlere karşı daha dirençli hale getirilmesini hedefliyor.





