Hacı Hüseyin Medresesi, 1062 yılında (1651–1652) zahire tüccarı el-Hac Hüseyin bin Mehmed tarafından Başdurak Camii ile birlikte inşa ettirildi. Dönemin Cami Atik Mahallesi sınırlarında yer alan yapı, uzun yıllar boyunca banisinin adıyla anılarak vakıf geleneğinin önemli örneklerinden biri oldu.

Bergama Belediyesi atık yağları doğaya kazandıracak
Bergama Belediyesi atık yağları doğaya kazandıracak
İçeriği Görüntüle

Başdurak adıyla anılmaya başladı

19. yüzyılın başlarından itibaren cami ve medrese için Başdurak ya da Başoturak adı kullanılmaya başlandı. 1916 tarihli bir belgede “Başoturak’ta Hacı Hüseyin Camii” ifadesinin yer almasıyla bu ad, resmi kayıtlara geçti ve zamanla bölgenin kimliği haline geldi.

Hacı Hüseyin Medresesi-1

Kıraat eğitiminin verildiği merkezdi

1717 tarihli vakfiye kayıtları, cami bünyesinde kıraat eğitimi verilen bir medresenin bulunduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, yapının darülkurra niteliği taşıdığını ve dini eğitim açısından önemli bir merkez olduğunu gösteriyor.

Büyük yangın her şeyi yok etti

8 Temmuz 1742’de çıkan ve 48 saat süren büyük İzmir yangını, cami ve medreseyi tamamen ortadan kaldırdı. Kaynaklarda “harîk-i kebîr” olarak anılan bu felaket, kentin büyük bölümünde olduğu gibi Hacı Hüseyin Medresesi’nde de derin izler bıraktı.

Hacı Hüseyin Medresesi-2

Külliye yeniden ayağa kaldırıldı

Yangından sekiz yıl sonra, 1750’de Hüseyin Efendi’nin torunları Şeyh Mehmedzade Mehmed Emin Efendi ile Ahmed Efendi tarafından cami ve medrese yeniden inşa edildi. Vakıf şartları doğrultusunda müderrislik, imamlık ve vaizlik görevlerinin aileden gelen ehil kişilere verilmesi kararlaştırıldı.

Vakfın gelir kaynakları genişletildi

1784 yılında Ahmed Said Efendi tarafından gerçekleştirilen onarımlarla yapıya dükkânlar, kahvehaneler ve sebilhaneler eklendi. Bu yapılar, medresede görev yapanların maaşlarının karşılanmasını sağladı ve vakfın sürekliliğine katkıda bulundu.

Bugün İzmir’in merkezinde yaşıyor

Hacı Hüseyin Medresesi, günümüzde Konak ilçesinde Başdurak Camii’nin avlusunda varlığını sürdürüyor. Konak Meydanı’ndan kısa bir yürüyüşle ya da Kemeraltı yönüne giden toplu taşıma araçlarıyla kolayca ulaşılabilen yapı, üç asırlık geçmişiyle İzmir’in merkezinde ziyaretçilerini karşılamaya devam ediyor.

Kaynak: İz Gazete