İZSU’dan yeşil enerji hamlesi: Elektriğin yüzde 10’u güneş ve sudan karşılanacak
İZSU’dan yeşil enerji hamlesi: Elektriğin yüzde 10’u güneş ve sudan karşılanacak
İçeriği Görüntüle

İzmir’de her sağanak yağışın ardından yaşanan su baskınları ve taşkınlar, kent yaşamını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Koray Çetin Önalan, yaşananların bir doğa olayı değil, insan eliyle yaratılmış bir felaket olduğuna dikkat çekti.

“Yağış değil, yanlış kentleşme felaket getiriyor”

Yağışların milyonlarca yıldır süregelen doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Önalan, doğa olaylarının felakete dönüşmesinin temel nedeninin plansız yapılaşma olduğunu belirtti. Önalan,

“Kentin altyapısı çok kötü, felakete davetiye çıkarıyor. Derelerin akmasına izin verilmiyor, ıslah edilmiyor ve önlerine binalar yapılıyor. Orman yangınlarıyla bitki örtüsü yok oluyor. Her yere ev, kentin dokusuna uymayan gökdelenler dikiliyor. Kent artık bu nüfusu taşımıyor. Yağan her yağmur, kente felaket olarak dönüyor” dedi.

“Alsancak ve Konak gökdelen cehennemine döndü”

Asfalt ve betonlaşmanın sel riskini artırdığına dikkat çeken Önalan, yağmur suyunu toprağa iletecek sistemlerin kullanılmadığını söyledi. Alsancak ve Konak’taki yapılaşmayı eleştiren Önalan,

“Alsancak ve Konak gökdelen cehennemine dönmüş durumda. Her yer asfalt, altyapı yetersiz. Kordon’da binaların yol kotuyla aynı seviyede yapılması ciddi bir mühendislik hatasıdır. Binalar yol seviyesinde, her yer beton olursa yağan her yağmur sele dönüşür” ifadelerini kullandı.

I Z M I R I N A L T Y A P I S I F E L A K E T E D A V E T I Y E C I 1134576 336818“Metropoller artık bu yükü taşıyamıyor”

Türkiye’de büyükşehirlerin ciddi bir dönüşüme ihtiyaç duyduğunu dile getiren Önalan, İzmir’in mevcut nüfus yükünü kaldıramadığını söyledi.

“İzmir’de 3 milyonun üzerinde insan yaşıyor. Altyapı bu nüfusa yetmiyor. Metropollerin nüfusu seyreltilmeli. Kısa vadede büyükşehirlere göç durdurulmalı, uzun vadede insanlar yeniden kırsala ve tarıma yönlendirilmeli. Aksi halde her yıl afetlerin şiddeti artacak” diye konuştu.

TÜBA’dan destek: “Kent yeniden planlanmalı”

Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar da İzmir’deki sel ve su baskınlarının altyapı yetersizliği ve çarpık kentleşmenin sonucu olduğunu vurguladı.

Kuru dere yataklarının kapatılmasının büyük bir hata olduğunu belirten Yaşar,

“Eskiden yağmur yağdığında toprak suyu emerdi. Bugün her yer beton. Yağmur suyunun toprağa gidecek alanı yok. İzmir’de yolların altı kazılarak yağmur suyu kanalları açılmalı. Yağış ne kadar olursa olsun doğru altyapıyla tahliye edilebilir” dedi.

“Önce bina, sonra altyapı anlayışı terk edilmeli”

Gelişmiş ülkelerde önce altyapının yapıldığını hatırlatan Prof. Dr. Yaşar, Türkiye’de bunun tam tersinin uygulandığını belirterek,

“Bizde önce bina yapılıyor, sonra altyapı düşünülüyor. Aşırı yağışlı dönemlerde sorunlarımız artacak. Doğa bilimciler ve şehir plancıları bir araya gelerek İzmir’i yeniden planlamalı” ifadelerini kullandı.

Kaynak: DHA