Araştırmacılar, bu küçük şişenin; insan dışkısından yapılmış bir tıbbi karışımı içerdiğine dair ilk doğrudan kanıtı buldu.
Şişenin içindeki koyu kahverengi kalıntılar, gaz kromatografisi-kütle spektrometresi (GC-MS) ile incelendiğinde “coprostanol” ve “24-ethylcoprostanol” gibi dışkı biyobelirteçleri saptandı. Bu bileşiklerin oranı, maddelerin insan dışkısından geldiğini gösteriyor. Ayrıca içeriğinde kekik gibi aromatik bitkilerden gelen carvacrol gibi maddeler de bulundu; bu da kötü kokuyu bastırmak için bitkisel katkı eklenmiş olabileceğini düşündürüyor.
Bilim insanları, bu karışımın muhtemelen iltihap, enfeksiyon veya diğer sağlık sorunlarına karşı tedavi amacıyla hazırlandığını belirtiyor. Bu tür dışkı bazlı ilaç karışımları, özellikle antik Roma tıbbının önde gelen isimlerinden Galen’in (M.S. 129–216) yazılarında tarif edilen reçetelerle uyum gösteriyor. Galen gibi hekimler, bazen tedavilerde dışkı veya hayvan gübresini, hastalığın türüne göre farklı karışımlarla kullanmayı önermişti.
Araştırmayı yürüten ekip, bu keşfin yalnızca yazılı kaynaklara dayanmayan ilk fiziksel kanıtı sağladığını vurguladı. Söz konusu şişenin, Roma döneminde tıbbi amaçlı kullanılan maddeleri saklamak için bilinçli olarak hazırlanmış bir ilaç şişesi olduğuna inanılıyor.
Bulgu, sadece tıp tarihinde değil; aynı zamanda antik Pergamon’un bir sağlık ve tıp merkezi olarak önemini de yeniden gözler önüne seriyor. Pergamon, 2. ve 3. yüzyıllarda tıbbın gelişiminde önemli bir rol oynamıştı ve bu keşif, antik dönemde doğanın “yeniden kullanım” öğelerini tıbbi teori ve pratikte değerlendiren hekimlerin uygulamalarına ışık tutuyor.
Bu şaşırtıcı keşif, modern bilimin tarihsel tıp uygulamalarını yeniden değerlendirmesine yol açarken, eski çağlarda “ilaç” kavramının bugününkünden ne kadar farklı olduğunu da ortaya koyuyor.




