İzmir’de kuraklığın ardından kritik seviyelere inen barajlar, yılın ilk iki ayındaki yoğun yağışlarla önemli ölçüde doluluk artışı gösterdi. Ancak uzmanlar, doluluk oranları artmasına rağmen özellikle büyük barajlarda riskin devam ettiğini vurguluyor.
Baraj doluluklarında hızlı yükseliş
İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU) verilerine göre, kente içme suyu sağlayan barajlardaki doluluk oranları geçen yılın aynı dönemine göre ciddi artış gösterdi. İçme suyu temininde en önemli baraj olan Tahtalı’da doluluk oranı yüzde 43,5’e, Gördes Barajı’nda ise yüzde 33’e yükseldi. Balçova, Ürkmez ve Alaçatı Kutlu Aktaş barajlarında ise doluluk oranları sırasıyla yüzde 83,1, yüzde 100 ve yüzde 67,9’a ulaştı.
Sulama amaçlı barajlar da yağıştan faydalandı
Tarımsal sulama amaçlı barajlarda da durum olumlu. Demirköprü Barajı’ndaki doluluk yüzde 65’e, Kestel Barajı’nda yüzde 99’a, Yortanlı ve Çaltıkoru Barajları’nda ise yüzde 100’e ulaştı. Beydağ ve Seferihisar Barajlarında da artış gözlemlendi. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Orman Fakültesi Havza Amenajmanı Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Özkan, “Yağışlı döneme girilmiş gibi görünse de risk tamamen ortadan kalkmış değil. Özellikle büyük barajlarda seviyeler henüz yüzde 30-40’larda” uyarısında bulundu.
"Gelecek yıllar için su tasarrufu hayati"
Özkan, Akdeniz havzasında kurak ve yağışlı dönemlerin döngüsel olarak yaşandığını belirterek, “4 yıllık yağışlı bir döneme geçtik ama bu sürekli yağış demek değil. Dördüncü veya beşinci yılda tekrar kuraklığı yaşayabiliriz. Bu nedenle suyu bilinçli kullanmak, yağmur suyunu yer altı kaynaklarını besleyecek şekilde değerlendirmek çok önemli” dedi. Ayrıca, şehirlerin ve altyapının bu döngüye göre planlanmasının önemine dikkat çekti.
İzmir’de 2025 yazında uygulanan su kesintileri ve kısıtlamaların, barajlardaki doluluk artışına rağmen unutulmaması ve tedbirlerin sürdürülmesi gerektiği uzmanlar tarafından vurgulanıyor.