SAĞLIK

İstenmeyen düşünceler ne zaman tehlikeli olur: OKB’nin görünmeyen yüzü

Herkesin zaman zaman aklından geçen rahatsız edici düşünceler çoğu zaman gelip geçici oluyor. Ancak bazı kişilerde bu düşünceler, obsesif kompulsif bozukluğa (OKB) dönüşerek günlük yaşamı kuşatan takıntılara ve zorlayıcı davranışlara yol açabiliyor. Uzmanlar, özellikle gençlerde OKB belirtilerinin son yıllarda ciddi artış gösterdiğine dikkat çekiyor.

Abone Ol

Toplantı sırasında aniden bağırma fikrinin akla gelmesi ya da araba kullanırken “Ya kaza yaparsam?” düşüncesi, çoğu kişi için kısa süreli ve zararsız zihinsel senaryolar olarak tanımlanıyor. Psikologlara göre bunlar “istenmeyen düşünceler” ve genellikle önemsenmeden kayboluyor. Ancak bazı kişiler için bu düşünceler, kontrol edilemeyen bir kaygı döngüsüne dönüşebiliyor.

Çocuk yaşta başlayan bir takıntı

Oxford Üniversitesi’nde çocuk ve ergen ruh sağlığı alanında çalışan psikoloji araştırmacısı Dr. Nina Higson Sweeney, OKB ile çocuk yaşta tanışan isimlerden biri. Higson Sweeney, çocukken okuldan eve dönerken aklından “iyi” düşünceler geçmezse ailesine zarar geleceğine inandığını anlatıyor.

Rahatsız edici bir düşünce aklına geldiğinde yürüyüşünü baştan başlattığını söyleyen Higson Sweeney,

“Eğer bunu tekrar yapmazsam ve bir şey olursa, bunun benim hatam olacağından gerçekten korkuyordum”

ifadelerini kullanıyor. Kendisine 10 yaşında OKB teşhisi konuldu.

Takıntı ve kompulsiyon ne demek?

BBC’nin Complex podcastine konuşan Higson Sweeney, OKB’yi şu sözlerle tanımlıyor:

“Takıntılar; istenmeyen, rahatsız edici düşünceler, duygular ve dürtülerdir. Kompulsiyonlar ise bu düşüncelerin yarattığı kaygıyı azaltmak için tekrar tekrar yapılan ritüelleşmiş davranışlardır.”

Bu davranışlar zihinsel olabileceği gibi fiziksel de olabiliyor. Sürekli sayma, kontrol etme ya da aynı hareketi defalarca tekrarlama bu duruma örnek gösteriliyor.

Gençlerde OKB vakaları hızla artıyor

Uzmanlara göre dünya genelinde nüfusun yaklaşık yüzde 1 ila 4’ü OKB ile yaşıyor. İngiltere Ulusal Sağlık Sistemi (NHS) verilerine göre, 16-24 yaş grubunda OKB belirtileri bildiren gençlerin sayısı son 10 yılda üç kattan fazla arttı. OKB, genç yetişkinler arasında en yaygın ikinci ruh sağlığı bozukluğu haline geldi.

İstenmeyen düşünceler neden bu kadar sarsıcı?

Uzmanlar, OKB’deki istemsiz düşüncelerin genellikle kişinin değerleri ve kimliğiyle tamamen çeliştiğini vurguluyor. Higson Sweeney,

“Sevdiklerinize zarar geleceği korkusu olabilir. Cinsel yönelimle ilgili yoğun sorgulamalar ya da bulaşma ve hastalık yayma endişesi çok yaygın”

diyor.

Psikolog Kimberley Wilson ise araştırmaların insanların yaklaşık yüzde 80’inin hayatının bir döneminde rahatsız edici düşünceler yaşadığını gösterdiğini belirtiyor. Ancak OKB’de bu düşünceler geçip gitmiyor, kalıcı hale geliyor.

Ne zaman yardım alınmalı?

Wilson’a göre, düşünceler saldırgan, yoğun ve başa çıkılamaz hale geliyorsa profesyonel destek alınması gerekiyor.

“OKB düşünceleri yerleşir, sürekli geri gelir ve kişiyi her açıdan kuşatır”

diyor.

OKB ile başa çıkmanın yolları

Uzmanlar, tedavinin kişiye özel planlanması gerektiğini vurguluyor. Bunun yanı sıra günlük hayatta yardımcı olabilecek bazı yöntemler de öneriliyor. Bunlardan biri, rahatsız edici düşünceleri fark edip isimlendirmek.

Higson Sweeney,

“Rahatsız edici bir düşüncem var’ demek, düşünceyle aranıza mesafe koyar ve onun siz olmadığını hatırlatır”

diyor. OKB’yi zihinde ayrı bir varlık olarak görselleştirmenin de bazı kişiler için faydalı olabileceğini ekliyor.

Beslenme, uyku ve fiziksel aktivitenin önemine de dikkat çeken Sweeney, stres arttıkça OKB belirtilerinin şiddetlendiğini belirtiyor.

Onunla yaşamayı öğrendim

Higson Sweeney, OKB’nin tamamen ortadan kaybolmadığını ancak yönetilebilir hale geldiğini söylüyor.

“OKB’yi tamamen yenmedim ama onunla yaşamayı öğrendim. Şu anda hafif düzeyde rahatsız edici düşüncelerim var ve nasıl başa çıkacağımı biliyorum”

diyor.