Sürdürülebilirlik ve Kent Stratejileri Şube Müdürlüğü tarafından kurulan stantta yaklaşık 40 sorudan oluşan web tabanlı test uygulandı. Vatandaşların gıda, ulaşım ve yaşam tarzına ilişkin alışkanlıkları üzerinden karbon ayak izleri hesaplanırken, testin ardından daha sürdürülebilir bir yaşam için kişiye özel ve günlük hayatta uygulanabilecek öneriler paylaşıldı.
Hedef 2030’da 2 bin 500 CO2e
Sürdürülebilirlik ve Kent Stratejileri Şube Müdürü Emre Uysal, çalışmanın yalnızca vatandaşların karbon ayak izini ölçmeyi değil, aynı zamanda günlük yaşamda yapılabilecek değişiklikler konusunda farkındalık oluşturmayı amaçladığını söyledi.
Uysal, Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği ile birlikte web tabanlı PSLifestyle programını kullandıklarını belirterek, “Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği ile birlikte web tabanlı PSLifestyle programı üzerinden yaşam tarzımızın karbon ayak izini ölçüyoruz. Gıda, ulaşım ve yaşam biçimiyle ilgili yaklaşık 40 soruya verilen yanıtlar üzerinden bir puanlama çıkıyor. Bunu Türkiye ve dünya ortalamalarıyla karşılaştırıyoruz. Aynı zamanda testi yapan kişiye karbon ayak izini azaltabilmesi için pratik öneriler sunuyoruz” dedi.
Türkiye ortalamasının yaklaşık 4 bin 500 karbondioksit eşdeğeri (CO2e) olduğunu belirten Uysal, 2030 yılı için hedeflenen değerin ise 2 bin 500 CO2e olduğunu ifade etti. Fuarda yapılan ölçümlerde vatandaşların karbon ayak izi puanlarının çoğunlukla 5 bin ile 6 bin CO2e arasında çıktığını aktaran Uysal, belirlenen hedefin altında kalan kişilerin doğayla daha uyumlu bir yaşam tarzına sahip olduğunu söyledi.
Günlük alışkanlıklar karbon ayak izini etkiliyor
Karbon ayak izinin azaltılması için günlük yaşamda yapılabilecek küçük değişikliklerin önemli sonuçlar doğurabileceğini belirten Uysal, ulaşım tercihlerinden alışveriş alışkanlıklarına, gıda tüketiminden atıkların değerlendirilmesine kadar birçok başlığın karbon salımında etkili olduğuna dikkat çekti.
Uysal, “Tek başına otomobil kullanmak yerine mümkün olduğunda toplu taşımayı veya bisikleti tercih etmek, alışveriş alışkanlıklarımızı gözden geçirmek, ihtiyacımız olmayan ürünleri satın almamak, gıda israfını azaltmak ve organik atıkları kompostla toprağa kazandırmak gibi pek çok öneri var. Örneğin serpme kahvaltılarda ihtiyacımız olmayan çok sayıda ürün masaya geliyor ve bunların önemli bir bölümü atığa dönüşebiliyor. Günlük tercihlerimizi değiştirerek aslında önemli bir fark yaratabiliriz” diye konuştu.
“Hem kirletip hem şikâyet ediyoruz”
Fuarda karbon ayak izini ölçtüren Raşit Özer, sonucunun Türkiye ortalamasının altında ancak 2030 için belirlenen hedefin üzerinde çıktığını söyledi. Karbon ayak izini daha da azaltmaya çalışacağını belirten Özer, günlük yaşamında geri dönüşüme dikkat ettiğini ve toplu taşımayı kullandığını ifade etti.
Özer, “Hem kirletip hem şikâyet etme alışkanlığımız var ne yazık ki. Geri dönüşüme dikkat ediyorum. Evde kullandığım malzemeleri ayırıyorum. Organik besleniyorum. Toplu taşıma araçlarını kullanıyorum. Elimden geldiğince dikkat ediyorum ama yine de puanım yüksekmiş. Daha yol almam gereken şeyler var” dedi.
Deniz Pasinli ise karbon ayak izi konusunda daha önce fazla bilgi sahibi olmadığını belirtti. Test sonucunun kendisi açısından olumsuz çıktığını söyleyen Pasinli, uçak yolculuklarının da karbon ayak izi üzerinde etkili olduğunu öğrendiklerini dile getirdi.
Pasinli, “Puanım kötü çıktı. Uçakla yapılan seyahatlerin de etkili olduğunu öğrendik. Şimdi daha bilinçli yaşamaya çalışacağız. Bilinçlenmemiz lazım” ifadelerini kullandı.
Çocuklardan yetişkinlere sürdürülebilirlik bilinci
Okul öncesi öğretmeni Canan Özgün, geri dönüşüm konusunda aile olarak hassas davrandıklarını söyledi. Çocuklarının plastik ve cam gibi malzemelerin çöpe atılmasına izin vermediğini belirten Özgün, bu alışkanlığı sınıf ortamında da sürdürdüklerini ifade etti.
Özgün, “Geri dönüşüme evde aile olarak önem veriyoruz. Çocuklar plastik ve cam gibi malzemeleri çöpe atmamıza izin vermiyor. Sınıfta da geri dönüşüme destek oluyoruz. Kâğıtlarımızı, plastiklerimizi ayırıyoruz. Burada da o yüzden puanımız düşük çıktı. Yiyeceklerimizi hayvanlarla paylaşıyoruz. Müstakil evde oturuyoruz. Bunun da çok faydası var” diye konuştu.
Hülya Gacar da yaşadığı çevrenin karbon ayak izini azaltmak için kendi imkanlarıyla çalışmalar yaptığını belirtti. Gacar, “Yaşadığım mahallenin karbon ayak izini nasıl azaltabilirim diye kendimce bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Herkesin aynı bilinçte olup gelecek nesillere güzel bir dünya bırakmamız gerektiğine inanıyorum” dedi.
Eski reklam brandaları yeniden kullanıldı
Fuardaki stantta sürdürülebilirlik konusunda yalnızca bilgilendirme yapılmadı, aynı zamanda yeniden kullanım konusunda uygulamalı örnekler de ziyaretçilere gösterildi.
Daha önce kullanılan reklam brandaları değerlendirilerek cüzdan ve kalemlik gibi çeşitli ürünlere dönüştürüldü. Geri dönüştürülen bu ürünler, karbon ayak izi ölçümüne katılan ve düşük puan alan ziyaretçilere hediye edildi.





