Türkiye’de bahar aylarında etkili olan yağışlar, baraj doluluk oranlarını artırırken hidroelektrik üretiminde de tarihi seviyelere ulaşıldı. Nisan ayında hidroelektrik santrallerinden 11,66 milyar kilovatsaat elektrik üretilerek aylık bazda tüm zamanların rekoru kırıldı. Artan hidrolik üretim, yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen toplam elektrik üretiminde de yeni bir zirvenin görülmesini sağladı. Verilere göre nisan ayında yenilenebilir kaynaklardan toplam 19,85 milyar kilovatsaat elektrik üretildi. Yerli kaynaklardan elde edilen toplam elektrik üretimi ise 23,35 milyar kilovatsaat olarak kayıtlara geçti.
Yenilenebilir enerjinin payı yükseldi
Nisan ayında elektrik üretiminde yerli kaynakların payı yüzde 83 seviyesine ulaşırken, yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam üretimdeki payı yüzde 70,5 oldu. Böylece Türkiye’nin enerji üretiminde dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik hedeflerinde önemli bir eşik daha aşılmış oldu. Özellikle hidroelektrik santrallerindeki üretim artışı, yenilenebilir enerji tarafındaki büyümenin temel unsurlarından biri olarak öne çıktı. Uzmanlar, yağışlı geçen bahar döneminin baraj rezervlerini güçlendirdiğini ve bunun doğrudan enerji üretimine yansıdığını belirtiyor.
Mart ayındaki rekor da aşılmış oldu
Türkiye, mart ayında da yenilenebilir enerji üretiminde tarihi bir seviyeye ulaşmıştı. Mart 2025’te yenilenebilir kaynaklı elektrik üretimi 19,46 milyar kilovatsaat ile rekor kırarken, toplam elektrik üretiminin yaklaşık üçte ikisi yenilenebilir kaynaklardan sağlanmıştı. Nisan ayında ise hidroelektrik üretimindeki güçlü artış sayesinde bu rakam daha da yukarı taşındı. Böylece Türkiye, yenilenebilir enerji üretiminde üst üste rekor seviyelere ulaşmış oldu.
Hidroelektrik üretimi stratejik önem taşıyor
Enerji uzmanları, hidroelektrik santrallerinin hem yerli kaynak kullanımı hem de karbon emisyonlarının azaltılması açısından stratejik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Yağış rejimine bağlı olarak değişkenlik gösteren hidroelektrik üretimi, özellikle bahar aylarında enerji arz güvenliği açısından kritik rol oynuyor. Türkiye’nin son yıllarda güneş, rüzgar ve hidroelektrik yatırımlarına ağırlık vermesiyle birlikte yenilenebilir enerji kapasitesinin önemli ölçüde arttığı belirtilirken, mevcut üretim verilerinin enerji dönüşüm sürecinin hızlandığını gösterdiği ifade ediliyor.




