Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Hakkında yakalama kararı bulunan ve ABD’de olduğu belirlenen Umut Altaş’ın, Türkiye’nin adli yardımlaşma talebi kapsamında FBI tarafından iki gün boyunca sorgulandığı ortaya çıktı. Altaş’ın ifadesinde, Gülistan Doku’nun öldürüldüğünü gördüğünü ve olay sırasında araçta bulunduğunu ileri sürmesi soruşturmanın seyrini değiştirebilecek iddialar arasında yer aldı.
Altaş, FBI tarafından iki gün sorgulandı
Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet başsavcılıklarınca yürütülen Gülistan Doku soruşturmasında yeni bir gelişme ortaya çıktı. Hakkında yakalama kararı bulunan ve ABD’de olduğu tespit edilen Umut Altaş, Türkiye’nin adli yardımlaşma talebi doğrultusunda Amerikan makamlarınca sorgulandı.
Türkiye tarafından hazırlanan ve Altaş’a yöneltilmek üzere 109 sorunun yer aldığı soru seti, ABD makamlarına gönderildi. FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları birimi görevlileri, Altaş’ın ifadesini 19 ve 20 Ağustos 2026 tarihlerinde Pennsylvania’daki Moshannon Valley İşleme Merkezi’nde aldı.
FBI’ın 26 Ağustos 2026 tarihli yazısında, görüşmeyi belgeleyen FD-302 soruşturma raporunun, Türkiye’nin adli yardımlaşma talebine cevap olarak hazırlandığı belirtildi. Dosyanın, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü aracılığıyla Türk adli makamlarına ulaştırıldığı bildirildi.
“Sonel, Gülistan Doku’yu öldürdü” iddiası
FBI tutanağında, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kasten öldürme, nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme suçları yönünden soruşturma yürüttüğü kaydedildi.
Sorgunun en dikkat çeken bölümlerinden birinde Altaş’a Mustafa Türkay Sonel ile ilişkisi soruldu. Altaş, Sonel’in kendisini “kullandığını” söyledi. FBI görevlilerinin nasıl kullanıldığını sorması üzerine ise Sonel’in kendisini Gülistan Doku’yu öldürmek ve suçu üzerine atmak amacıyla kullanmış olabileceğini ileri sürdü.
Bunun üzerine Altaş’a doğrudan, “Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan Doku’yu öldürdüğüne inanıyor musun?” sorusu yöneltildi.
Altaş başını sallayarak “Evet” yanıtını verdi. Neden böyle düşündüğü sorulduğunda ise olayı gördüğünü iddia etti.
“Araçta Gülistan Doku’yu vurdu” iddiası
Altaş’ın FBI’a verdiği ifadeye göre olay, 5 Ocak 2020’de meydana geldi. Altaş, Mustafa Türkay Sonel ile birlikte Gülistan Doku’nun bulunduğu bölgeye gittiklerini, Doku’yu köprü kenarında gördüklerini ve daha sonra Doku’nun araca bindiğini öne sürdü.
Altaş’ın anlatımına göre Sonel sürücü koltuğunda, kendisi ön yolcu koltuğunda, Gülistan Doku ise arka koltukta oturuyordu.
Araç içerisinde Doku’nun kendilerine “Beni rahat bırakın, neden beni takip ediyorsunuz?” şeklinde tepki gösterdiğini ve tartışmanın ardından çığlık attığını iddia eden Altaş, Sonel’in torpido gözünden siyah renkli bir tabanca çıkardığını ve Doku’yu vurduğunu öne sürdü.
Altaş, silahın üzerinde Türk bayrağı bulunduğunu da söyledi.
FBI görevlilerinin Doku’ya bakıp bakmadığını sorması üzerine “Evet” diyen Altaş, “Ölü müydü?” sorusuna da “Evet” yanıtını verdi.
Altaş ayrıca ateş edilmesinin ardından Sonel’e neden Doku’yu öldürdüğünü sorduğunu ve Sonel’in kendisinden susmasını, cesedi bagaja taşımaya yardım etmesini istediğini ileri sürdü.
Altaş, sonunda Doku’nun cesedini birlikte aracın bagajına taşıdıklarını iddia etti.
“Babam bu işi halledecek” iddiası ve Pertek yolu ayrıntısı
Altaş’ın ifadesinde, olayın ardından dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruma görevlisi Şükrü Eroğlu’na ilişkin de iddialar yer aldı.
Altaş, cesedin bagaja konulmasının ardından Mustafa Türkay Sonel’in Eroğlu’nu telefonla aradığını ve ikilinin yaklaşık 15-20 dakika görüştüğünü öne sürdü.
Sonel’in kendisine susmasını söylediğini iddia eden Altaş, “Bu mesele ortadan kalkmaz” demesi üzerine Sonel’in kendisine “Babam bu işi halledecek ve ortadan kaldıracak” dediğini ileri sürdü.
Altaş, ertesi sabah Sonel’in kendisini aradığını ve “Merak etme, hallettik. Sadece kimseye hiçbir şey söyleme” dediğini de iddia etti.
Cesedin nereye götürüldüğünü sorduğunda ise Sonel’in, cesedin olay yerinden Pertek istikametine doğru yaklaşık 15-20 dakikalık mesafede olduğunu söylediğini öne sürdü. Altaş daha sonra bu süreyi yaklaşık 30 dakika olarak düzeltti.
Altaş, bölgenin toprak yol olduğunu ve o dönemde yeni bir yol yapıldığını anlatarak cesedin Pertek yolu çevresinde, yeni yapılan yolun kenarına gömülmüş olabileceğini ileri sürdü. Ancak bu bölümün kendi gördüğü bir olaya değil, Sonel’den aldığını iddia ettiği bilgiye dayandığını da belirtti.
Baz ve PTS kayıtları sorguda karşısına çıktı
FBI sorgusunda Altaş’a Türk soruşturma makamlarınca elde edilen daraltılmış baz kayıtları ve Plaka Tanıma Sistemi (PTS) verileri de gösterildi.
Soruşturma kapsamında aktarılan kayıtlara göre 5 Ocak 2020 saat 22.09’da Umut Altaş’ın, Gülistan Doku’nun son görüldüğü Sarısaltuk Viyadüğü civarında bulunduğu belirtildi.
Aynı kayıtlarda Mustafa Türkay Sonel’in 22.08-22.37, Şükrü Eroğlu’nun ise 22.08’de aynı bölgede bulunduğu bilgisine yer verildi.
PTS kayıtlarına göre Mustafa Türkay Sonel tarafından kullanılan araç, 22.17.51’de Tunceli’den Elazığ yönüne hareket etti. Araç 22.30.17’de Tunceli yönüne geri döndüğünde, sürücü koltuğunda Sonel’in, ön yolcu koltuğunda ise Altaş’ın bulunduğu görüntülendi.
FBI görevlilerinin bu kayıtlarla Altaş’ın önceki anlatımı arasındaki çelişkiye dikkat çekmesi üzerine Altaş, olayın ardından Sonel ile aynı BMW araçla yeniden köprü bölgesine döndüklerini söyledi.
Neden geri döndükleri sorulduğunda ise Sonel’in, bölgede herhangi bir kamera olup olmadığını kontrol etmek amacıyla geri dönmek istediğini söylediğini ileri sürdü.
Altaş ayrıca Sonel’in kendisine, köprüyü gören kameraların kayıt yapmayacağını söylediğini iddia etti. Ancak kayıtların kim tarafından veya nasıl silindiğini bilmediğini belirtti.
Hamilelik, tehdit ve WhatsApp videosu iddiaları
Sorguda Gülistan Doku’nun hamile kaldığı ve kürtaja zorlandığı yönündeki iddialar da gündeme geldi.
Altaş, bu konuda doğrudan bilgi sahibi olmadığını belirtirken, daha önce eski işvereni Rüstem Keskin ile yaptığı görüşmede anlattığı sözler kendisine hatırlatıldı.
Altaş’ın daha önce Keskin’e, Sonel’in Gülistan Doku’nun hamile kaldığını, kürtaj yaptırmasını istediğini ve Doku’nun bunu kabul etmemesi üzerine başından vurularak öldürüldüğünü anlattığı kayıtlara yansıdı. FBI görevlileri bu sözlerin kendisine ait olup olmadığını sorduğunda Altaş, söz konusu beyanların kendisine ait olduğunu kabul etti. Ancak hamilelik ve kürtajla ilgili bazı ayrıntılarda tahminde bulunmuş olabileceğini ve her şeyi hatırlamadığını savundu.
Altaş ayrıca Sonel tarafından kendisine WhatsApp üzerinden tek sefer görüntülenebilen bir video gönderildiğini iddia etti. Videoda parçalanmış bir ceset gördüğünü söyleyen Altaş, görüntünün birkaç saniye sürdüğünü ve videoyu Sonel’in gönderdiğini doğruladı.
Ancak görüntüdeki cesedin Gülistan Doku’ya ait olup olmadığını kesin olarak belirleyemediğini söyledi.
Altaş, cinayetin ardından tehdit edildiğini de öne sürerek Sonel’in kendisine “Benim gücümü biliyorsun, seni ve aileni öldürebilirim” dediğini iddia etti. Ayrıca Sonel’in “Biz ailece devletiz, bize hiçbir şey yapamazlar” şeklinde ifadeler kullandığını ve kendisine susması karşılığında para teklif edildiğini ileri sürdü.
“Cinayet sırasında oradaydım” dedi
FBI sorgusunun en kritik bölümlerinden biri, Altaş’a cinayet sırasında olay yerinde olup olmadığı yöneltilen sorular oldu.
Sorgunun 91’inci sorusunda, daha önceki beyanlarında cinayet sırasında Sonel ile birlikte olduğunu ima eden ifadeleri hatırlatılan Altaş’a, “Gülistan Doku öldürüldüğü sırada Mustafa Türkay Sonel ve Gülistan Doku ile birlikte miydiniz? Olaya bizzat tanık oldunuz mu?” sorusu yöneltildi.
Altaş’ın bu soruya “Hepsine evet” yanıtını verdiği tutanağa geçti.
FBI görevlileri, iki günlük sorgu boyunca verdiği çelişkili beyanlara rağmen cinayet sırasında olay yerinde bulunduğu yönündeki ifadesinin geçerli olup olmadığını yeniden sordu. Altaş, olay yerinde olduğunu doğruladı.
Dosyada ayrıca Altaş’ın babası Celal Altaş’ın telefonunda bulunan bir WhatsApp mesajına da yer verildi. Umut Altaş’ın babasına gönderdiği “Rol yapmayı bırak. Beni susturan sendin” mesajını kendisinin gönderdiğini kabul ettiği belirtildi.
Altaş, Türkiye’den 25 Mayıs 2022’de İstanbul’dan Meksika’ya uçtuğunu, daha sonra ABD sınırına geçtiğini ve yasa dışı geçiş için yaklaşık 10 bin dolar ödendiğini anlattı. Bu paranın Tunceli’de babası tarafından ilgili kişiye ödendiğini ileri sürdü.
İfadeler soruşturmanın diğer delilleriyle değerlendirilecek
Umut Altaş’ın ABD’de verdiği 34 sayfalık ifade, Gülistan Doku soruşturmasında önemli yeni iddialar içeriyor. Altaş; cinayet sırasında araçta ve olay yerinde bulunduğunu, Doku’nun araç içerisinde vurulduğunu, cesedin bagaja taşındığını, olayın ardından köprü bölgesine geri dönüldüğünü ve Pertek yolu çevresinin cesedin bulunabileceği yer olduğunu ileri sürdü.
Bununla birlikte FBI tutanağında, Altaş’ın bazı kritik konularda çelişkili beyanlar verdiği ve bazı anlatımlarının doğrudan gözleme değil, duyuma veya başkalarından aktarılan bilgilere dayandığı görülüyor.
FBI ayrıca raporun, Altaş’ın sözlerinin kelimesi kelimesine çözümü olmadığını; ajanların görüşme içeriğini özetlemesiyle hazırlandığını özellikle belirtti.
Bu nedenle Altaş’ın iddialarının, soruşturma kapsamında bulunan HTS ve PTS kayıtları, dijital materyaller, tanık beyanları ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi bekleniyor.
Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’de Tunceli’de kaybolmasının ardından geçen süreçte genç kadının akıbetinin belirlenmesine yönelik soruşturma sürerken, ABD’de alınan bu ifade dosyanın en dikkat çekici yeni gelişmelerinden biri olarak öne çıkıyor.